28 Kas 2007

Istanbul'u Dinliyorum....

Gönderen Nane Şekeri zaman: Çarşamba, Kasım 28, 2007 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
**İstanbul 2010 Avrupa Kültür Kenti afiş yarişması birincisi


Gelmeme saatler kalmisken dilime takildi internetten aradim buldum;

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhanelerıyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geciyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Bir şey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum; Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum; İstanbul'u dinliyorum.

Orhan Veli Kanık

Istanbul u cok ozledim seni dinlemeye geliyorum.....







Bu resimleri buldum e.mail ile geldi kime ait maalesef bilemiyorum ama bu siiri en guzel anlatan bunlar



24 Kas 2007

Kitap okumanın dayanılmaz zevki :)

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Kasım 24, 2007 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Benim annem bizler daha okuma yazma bilmezken bile bize kitap alırdı sanırım o bizleri tanıştırdı ilk okumanın zevki ile.Kimi zaman bir günlük kimi zaman bir korku kimi zaman arkeoloji kim zaman bir macera... Yer zaman ve ruh hali ile değiştiğini farkettim okuduklarımın.
Ama anneme bu muhteşem zevki bize tattırdığı bizi kitapla tanıştırdığı için ona ne kadar müteşekkir olduğumu fark ettim.
İlk benim için aldığı kitaplar o zamanlar Türkiye kuşe kağıda baskı yapan tek Kitaplardı hatırladığım kadarı ile "Ayşegül" serisiydi. Ne bayılırdım onlara. Ezberlemiştim annem okurken. Kız kardeşim sarıkız doğduğunda annem benim kıskanmam için herşeyi ikimizle paylaşmaya başladı.Bir kolunda Didem (bu arada Didem 10 aya yakın bir sürede doğduğunda bir lüle saçı bal rengi kiraz dudaklı muhteşem bir bebekti ve ben kendisine çeşitli suikast düzenlemeleri yapıyordum hala hatırlıyorum) bir tarafta ben elinde Ayşegül bize okurdu. Bir akşam annem çok meşgul misafir var. Babam bizi yatırıcak aldı kitabı adam eline okumaya başladı aynı zevki vermiyor bir den ben ona döndüm sayfayı atladın diye babam şaşırmış annem sonra anlattığında ben şaşırdım. Babam gece anneme Pınar a kaç kere okudun o kitapları diye sormuş. Her birindeki hikayeyi ezbere biliyor göz açtırmadı bana diye takılmış.

Okula başlayınca Cin Ali geldi saman kağıda basılı çubuk adam karakterler bende yaşıtlarım gibi bunlardan öğrendim okuma yazmayı ilk okuduğum gün soğuk bir kış günüydü.Kırmızı kurdele takılırdı zamanımızda okumayı sökene nasıl gururla yürümüştüm okul dönüşü göğsüm bağrım açık evet arkasından 1-2 gün hastaydım ama değmişti. sonra okuma Bayramı yapılmıştı. Teyzem bana hiç unutmam Yedi cüceler ve Pamuk prenses kitabını -almıştı-renkli resimli cıvıl
cıvıl.
Sonra niceleri geldi. Hastalandığımda doğum günlerimde tatillerde hep bana eşlik ettiler. Hayal kurmanın o eşsiz mutluluğu... Filmleri çok severim ama kitaplar film olduğunda aynı tadı vermiyor bana o karakterleri özellikle farklı canlandırdıysam beynimde . Bir tek beni şaşırtan Bridget Jones un Günlüğü ve Bourne olmuştur. İkiside beklediğimden daha etkiliydi.

Şimdi Can Dündar. M.Urgan vs okuyorum eskiden okumazdım sıkılırdım Türk yazarları ama şimdi o kadar keyif alıyorum ki Eindhoven* Amsterdam tren hattında :) Nice kitaplar bitirdim. Bazen kahvemi alıyorum tıngır mıngır giderken.

Bazen hava soğukken sahlep yapıp camın kenarındaki koltuğa nerdeyse yatıp o muhteşem zevki yeniden yaşıyorum

Teşekkür ederim anneciiimmm

Tembel nane şekeri

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Kasım 24, 2007 3 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Hafta sonunu bulduk ya nasıl da sevindim bir bilseniz. Tembellik kanıma iliklerime herbir zımpırtıya işlemiş ya. Ama kırcam bu döngüyü. Karar verdim 2-3 hafta önce. Dedim ki ne bu bir kütle gibi yaşamak daha 34 yaşındasın... ne yapıyorsun... Düşünmeye ancak hastayken vakit buldum allahım ne tembellim ya :)
O günden beri yediklerime bakıyorum o tarihte 108.2 imişim 101.8 kg ye düşmüşüm :=) sadece dikkat ederek başarı valla. Sonra mektuplarımı yazdım trende. Evimi yerleştirdim.
Güzelce giyinmeye başladım Sarıkızım.

Ama saçlara hala birşey yok güzel makyajda yapıyorum artıkın. Krem vs kullanmaya başlayınca yaza fıstık olucam fıstık ikinci step spor olayı olucak bakalım 90 kg ineyim kendime bisiklet alıcam :) hediye niyetine

Bugün alışveriş yapıcaz haftaya perşembeye kısmetse İstanbul da sevdiklerimle hasret gidericem.

13 Kas 2007

Lommel

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Kasım 13, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Lommel ile ilgili çektiğim bir iki videoyu ekliyorum

Lommel

Son resim video vs.

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Kasım 13, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Hayvanat Bahçesi ile ilgili resim görüntü video hepsi burada :)

Drenthe Hayvanat Bahçesi

Huysuz Adam

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Kasım 13, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Bugün Huysuz adamımdan Bora dan bahsetmek istiyorum.Kendisi 2.5 yaşında ve çoğunuzunda bildiği gibi biricik yeğenim. Topu topu bir yiğenim var teknik olarak da doğru. :) Bu yaz ailemin yazlığındayken kendisi ile bolca vakit geçirdim.O zamanlar huysuz değildi.Sarıkızımı çok üzüyormuş bu aralar. Cep telefonumda resimlerini bulunca eklemek istedim bloğuma işte kendileri


Boralı Günler

3 Kas 2007

Sobeleyen sobeleyene

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Kasım 03, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Bu seferde kiz kardesim Sarikiz sobelemis beni o eksik olsa sasardim Peki bakalim sarikiz iste sorularinin cevaplari.....

Benim icin mutlulugun resmi : Ailemle sevdiklerimle olup onlarla gulup yeri gelip agliyabilmek
o yuzden sanirsam bu resim en uygun resim olucak.
okudugum kitap Latife Hanim Ipek Calislar a ait.187 sayfasinda" ...Yakin Tarihimiz dergisi , Anadolu Osmanli Ihtilal Komitesi nin bildirisindeki ofkesinin Latifeýi hedef alislarindaki nedenin ayak ayak ustune atmasindan kaynaklandigina isaret ediyor..."
Ben de Boncugumu ve Kiyokimi sobeliyorum Hadi bakalim Boncuk ve Kiyoki sira sizde :)
Cevaplayin bakalim :
1- Mutlulugun resmi sizce nedir?
2-Bu kitap 187 sayfa olayi beni baydi o yuzden ben sevdiginiz bir dizideki karakteri kendi kelimelerinizle tasvir etmenizi size yakin buldugunuz ozellikleri vs anlatin derim (10 kelimeden az olmasin lutfen) gene insafliyim bakin 50 diyebilirdim
3-Sik basiniza gelen 3 olay (orn: bankamatikte para bitmis olmasi vs)
Hadi bakalim aksiyonnnnnn

Duvarda

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Kasım 03, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Gecen gun tren istasyonunda yururken birsey dikkatimi cekti.Burada duvar afisleri camekanlarin icinde. Ama bu sivri zekalar resimlerin uzerine yazip cizemiyorlar ya buyuk konusma balonlari yapistirmislar abuk subuk seyler yazmislar. Koptum anacimmm
 

Nane Şekeri Copyright © 2011 Design by Ipietoon Blogger Template | Illustration by Enakei | Gossip Celebrity