30 Ara 2007

Noel

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Aralık 30, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Evet kısa bir aradan sonra yine ben.Sizlere geçirmiş olduğum Noel'i anlatmak üzere huzurlarınızdayım.
24 Aralık Pazartesi günü çalışan azınlıktandım. Maalesef Türkiyedeki bayram tatili bitmiş olup 2 gün bizim tatil olacağımız haberi Türk müşterilerimizi acayip gaza getirdiğinden ancak 18:30 da işten çıkabildim 1.5 saat rötarla Brada ya vardım. Öncelikle belirtmek isterim ki Brada'ya 2 tren değiştirerek 2 saatlik bir yolculuktan sonra vardım ve elimde eşşek ölüsü kadar ağır bir kutu (Bankadan noel hediyesi 2 şişe şarap ki biri kırmızı diğeri beyaz şampanya ) 3 şişe vardı içinde kutu tahta siz tahmin edin artık ne kadar ağır olduğunu. Eşim beni araba ile almaya gelmişti tren istasyonundan.
İnsanlar benim yüzümden 8:30 dan sonra akşam yemeğine oturabildiler :( utanç duyuyorum ama ne yapim iş hali.
Yemek yendi ben kafamı tutamıyorum. Gözüm kapanıyor Kayınvalidem 4 kişi için yakınlarındaki bir kilise(kadetral dediler ama gördüm küçük çaplı birşeydi o yüzden abartmadım)den 4 kişilik rezervasyon yaptırmış. Ancak benim halimi görünce istersen sen kal demek zorunda kaldılar sanırsam ayinde uyur kalırım diye çekindi insanlar.
Onlar ayine gidince bende biraz dinlenme fırsatı buldum.
Ayin dönüşü ki saat 11 i geçiyordu yemek yendi yeniden (adetleri bu bizim sahurumuza benziyor.Tek fark ardından oruç felan tutmuyorlar).Yattığımızda saat 2 olmuştu.
Sabah kahvaltısının ardından görümcem ve erkek arkadaşı geldiler.Yine yüksek sesle konuşmalar tansiyon yüksek tek kelime anlamadım bu sefer gıcık oldum :( 2008 yapılacaklar listesinin başına Hollandaca eklenecek kendime not :)
Hediyeler verildi işte bomba .... Her yıl kayınvalidem bizlere ismimizin baş harfinin çikolatasını verir. Bu sene benim dışında herkesin çikolatadan isminin baş harfi farklı idi. Misal Edward'a H verilmişti. Kendisi " Pınar bundan sonra bana Hedward demelisin" şelinde espriler yptı bir noktadan sonra içi bayılıyor insanın tahmin edersiniz.
Akşam çok güzel bir kafe restoranda yer ayırtılmış hep beraber gittik restaron ın ismi ilginç " Deniz manzarası" ama ortada deniz felan yok :)Yemekler enfesti ayrıca servis mükemmeldi ama ...... Görümcem 50 yaşına gelmiş her bayanın yaşadığı sıkıntıları yaşadığından bir kaç tatsız olaya sebeb oldu. En başta burası çok sıcak diye söylendi durdu. O yetmedi sürekli sigara içti o da kesmedi hanımı sürekli milleti aşağıladı durdu. allahtan Hollandacam yetmiyor anlamaya ama daha sonra Edward ın anlattıklarından masadaki herkesin tadının kaçmış olduğunu öğrendim.Az pişmiş ete bile bunu çok pişirmişsiniz dedi kadın ya ağzım açık dinliyorum...
Allahtan yemek sonrasında kahve içildi bizde evimize döndük.Ben kendi kendime eğlendim ama açıkçası eşim pek memnun değildi. Ailesini dün yemeğe aldık. İnsanlar pek mutlu oldular. Yemek derken bir tek salata ve amerikan benim eserim çorba ve etler için Albert Heijn markete teşekkür ederiz :) Biz kendimize yeni bir fondu set aldık 6 adet fonksiyonu var. 1-fondu 2-wok 3-pan tencere 4- küçük tavalar ki biz bunları kullandık 5-grill 6.sını hatılıyamadım iyimi neyse Kendin pişir kendin ye yaptık güzel oldu herkes çok eğlendi tavsiye ederim herkese.

23 Ara 2007

Hırsızlık

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Aralık 23, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Bir iki gündür endişe ile blog yazılarından tanıdığım Esra nın başına gelenleri endişe ile takip ediyorum. Açıkçası acayip sinirlerim gerildi. Bir insanın internette başına gelebilecek en berbat şey kimliğinin çalınması Esra ya burdan geçmiş olsun dileklerimi yeniden iletiyorum.
Açıkçası onun bu işin ucunu bırakmayıp bu kişiyi tespit etmeye çalışması ardından tüm sayfalarda ve tüm sitelerdeki resim ve içeriklerin kaldırılmasına yönelik yaptığı girişimler için onu tebrik ediyorum. Boşvermişlik yapıp bu olayın üstüne gitmeyen bir çok kişiyi tanıyorum. Misal ben. Benim resimlerim hayatım çalınmadı (bildiğim kadarı ile) ama benimde internet üzerinden taciz edildiğim günler çok uzak değil. Ben o kişi ile didişmek yerine sessiz kalmayı tercih ettim. Ama bu bile onu durdurmaya yetmemiş olacak ki yeniden hortladı. Bu da son derece yorucu bir olay. Zevkle girdiğim Facebook tan bile uzaklaştım bu kendini bilmez yüzünden geçen gün yine başka bir isimle gelmiş görünce sinirim hopladı. Tarz aynı. Acayip gıcık bir durum ama yine sustum eşime bile anlatmadım. Sanırım susmak bir yere kadar işe yarıyor. Bazen ayağa kalkıp bu işe son vermek için çaba göstermek gerek.
Tekrar geçmiş olsun Esracım ve umarım bu iğrenç olay seni bizlerden uzaklaştırmaz.

Bayram,Noel yılbaşı üçlemesi

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Aralık 23, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Benim hayatımda önemli günler: Birincisi Bayramlar(Çocukluğumda her bayram durumumuz ne olursa olsun yeni kıyafet.çorap alınırdı bizlere pürü pak giyinirdik önce Babaannemler sonra anneannemler ertesi gün sırasıyla tüm aile büyükleri gezilirdi sonra evde olurduk :) bize ziyarete gelirlerdi. Sanki bir vbütün yıl 3-4 güne sığdırılırmış gibi gelir bu rituelden sıkılırdık. Şimdi özeniyorum dersem yeridir).İkinci Yılbaşı (Bayılırdım yılbaşılarına. Beklerdim hevesle.O zamanlar sadece TRT nin olduğu ve TRT*2 nin açıldığı zamanlar (1984-1985) A*Ha Wham Europe gibi grupların evimize Ömer Karacan ın sayesinde girdiği dönemlerdi. evi süslerdik annem tüm marifetini döktürürdü. Zeytinyağlı dolmalar, et yemekleri börekler vs vs... Kuruyemişler alınır mutlaka Divan Pastanesinin Çikolatalı Pastası olur Kabak Tatlısı meyve vs vs.... Mide fesatı garanti idi takip eden 2 gün Yılbaşı gecesinin artanları yenirdi öyle diyim.Sonra dansöz olayı bir mitti gerçekten. Üçüncüsü ise doğum günleridir. Özenle hazırlanırım sevdiklerimin doğum gününe düşünür kafa patlatırım ne hazırlıyım ne yaparım diye aynı özenide beklerim :) ne feciyim dimi.
Şimdi hayatıma eşim sebebiyle Noel kutlamasıda girdi. Bugün alışveriş yaptık aklıma tüm bunlar geldi nerden nereye.

Bu bahane ile Herkesin Bayramını Kutlarım.

20 Ara 2007

Evim evim güzel evim

Gönderen Nane Şekeri zaman: Perşembe, Aralık 20, 2007 3 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Ne zamandır evimden bahsedip duruyorum ama sonunda onu sizlere anlatmak için vakit bulabildim. Eşim iş seyahatinde bende evde suratımda canlandırıcı maske (nasıl bir adsa bu) bu satırları yazıyorum.
Evimiz aslında yenilenmeye ihtiyacı olan eski tipik bitişik düzen bir Hollanda evi. Size önce çevremizi tanıtayım.Bu evler yapılırken en önce yeşil alan düzenlenmiş tabi göbekte suni büyük bir göl evler çevresine kurulmuş. İki hafta önce eşim çok rahatsızlandı ben mecburen alışverişe kendim gittim dönerken görüntü hoşuma gitti ve cep telefonu ile (çağın mucize aleti bence) bu resimleri çektim.

Home


Evimizi sizlere resimlerle anlatmak istiyorum o yüzden bu hafta sonunu beklemem gerekiyor fotoğraf makinamı bulmam lazım :) Birde evi adam etmem lazım.
Sizlerle bu evdeki ilk Noel ağacımızı paylaşmak istiyorum :) Bu sebeble 2 güncük sabredin lütfen.

11 Ara 2007

Tahammülsüzlük

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Aralık 11, 2007 3 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Dün trende eve dönerken düşündüm. Bu aralar ne kadar tahammülsüzüm herşeye sıkıyorum dişlerimi gereksiz herşeyii büyütüyorum sabırsızım biryandan hoşgörü gösteremiyorum eşime.Geçen haftadan beri kendisi evde hasta. Bildiğimiz grip ama bu kadar zamandır evde. İş doktorunu aramış adam telefondan sesin Perşembe günü işe başlarmışsın gibi geliyor dediğinden beri evde. Haliyle benim gibi salakımsı bir fedakarlıkla çalışan birine bu batıyor. Ama burda bu çok doğal sıradan hatta insanlar hasta olabilir iş gidemeyebilir. Bizde öyle miydi. Kaç kere yüksek ateşle burnumu çeke çeke beynim oyulurken işteydim. Sanırım şimdi buna bozuluyorum.
En ufak birşeyden tatsızlık çıkarabiliyorum off ya ben neden böyleyim

7 Ara 2007

Düğün bahane bizim gurup şahane

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cuma, Aralık 07, 2007 3 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

İstanbul'a mi gittim dayak mi yedim bilemiyorum. Vakit azdi yerim dardi vs vs.... Öncelikle kiz kardesim in neden bizi geldigimiz gece misafir etmek zorunda kaldiginin haberini aldim. Gelmemizden 1 hafta once Anneanneme felç gelmis.(gecirmis mi denir tam olarak bilemedim) Önce konuşması ardından sol taraf işlevini yitirmiş.



Bir haftadır hastanedeymiş annem ve teyzem. Annemin tansiyon olmuş 18 yeni ilaç felan filan teyzem yorgun sinirler larç.Dayım ve yengem gene bir kabusta kısacası zor bir hafta gecirince kız kardesim onca işinin gücünün arasında .saolsun evini ve sofrasini actı. İnanilmaz döktürmüş. Lea bakıcısıdır kendisi Boranın Gürcü mutfağından birseyler yapmıştı.



Aldığım haberi sindirdikten sonra anneannemin konuşmasının geri geldiğini yürümeye basladigini halen sol kolunun işlevini kazanmakta olduğunu öğrendim Gata da yatıyordu ama haftasonu Dayım ve yengem cıkartacaklardı hastahaneden biraz soluklansin moral yerine gelsin diye.



Bora hastaydi maalesef grip.Şimdi benim çocuk yani "eşim" hasta.Alacağın olsun bora diyorum :) Kendisine anneleri" Bora yaaa Edward i hasta etmişsin" diyince kosarak gelip telefonu elinden aldi " Portakal suyu içsin Edvard" dedi :)



Gene dağıldım ... neyse efendim. Kankim Ayseyi biricik Hande mi ancak Cuma akşamı gorebilecektim.



Annem ve kız kardeşim Didi ile Cuma gunu alisveriş yaptık. Canisi kardesim bana Lush dan yilbasi hediyesi almisti. Cok begendim ertesi gun Aysecim ile kendim ziyaret edip talan ettim ortaligi :) ogrendim ki Hollanda'da varmis bu Lush.Müjde namı diğer Müjü kendisi benim biricik kuzenim olur okuldan çıkar çıkmaz kursu kırdı ki bu onun hayatta yapmadığı şeydir bizimle kafede buluştu.Çok özlemişim valla. Ertesi gün de teyzemle kaçamak buluştuk bir kahve içimine bana çok güzel bir kolye hediye etti kendisi yeni yıl için.



Saç baş manikür pedikür yapıldı insana benzedim valla :)



Bankada herkes "muhtesem olmuşsun " " ya ne güzelleşmişsin" gibisinden güzel sözler sarfedince iyice şımardım. Herkes en kısa zamanda bir kuaför ayarlamamı salık verdi de.... burası malum bakalim.Kocam aranmaya vaşladı kuaför bilmem valla onunda hoşuna gitti sanırsam.




Cumartesi kapidan boncuğuma merhaba dedim chrisi iyi büyütmüs valla.



Cumartesi enistemin kardesinin dugunune tam 2,5 saatte gidebildik. Allah her ikisinide mutlu etsin. Cok eglendik Edward la danslar felan .... Kocamla gurur duyuyorum



Bora simokini ile bir icim su idi. Keskin gozleri ile Didemi takip edip durdu.Arda ile ikisi dans ederken yakaladi basti cigligi ayriliiiin diye :) yok boyle bir olay



Pazar gunu kahvalti ve anneannemi gordum sonunda iyiydi kendisi ozlemisim...



Nezaman bebek dedi. oğlan olsun demez mi sanırsam beni gıcık etmeye calişıyorr.



Dönus huzünlü idi benim için ama tuhaf olan Istanbul u ozledim saniyordum ozledigim Bitanelerimmis... Istanbul degil Istanbul beni yoruyor artik onu anladim bu kisa kacamakta.



Nostalji olsun diye siyah beyaz ekliyorum dugun fotolarini





28 Kas 2007

Istanbul'u Dinliyorum....

Gönderen Nane Şekeri zaman: Çarşamba, Kasım 28, 2007 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
**İstanbul 2010 Avrupa Kültür Kenti afiş yarişması birincisi


Gelmeme saatler kalmisken dilime takildi internetten aradim buldum;

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhanelerıyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geciyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Bir şey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum; Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum; İstanbul'u dinliyorum.

Orhan Veli Kanık

Istanbul u cok ozledim seni dinlemeye geliyorum.....







Bu resimleri buldum e.mail ile geldi kime ait maalesef bilemiyorum ama bu siiri en guzel anlatan bunlar



24 Kas 2007

Kitap okumanın dayanılmaz zevki :)

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Kasım 24, 2007 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Benim annem bizler daha okuma yazma bilmezken bile bize kitap alırdı sanırım o bizleri tanıştırdı ilk okumanın zevki ile.Kimi zaman bir günlük kimi zaman bir korku kimi zaman arkeoloji kim zaman bir macera... Yer zaman ve ruh hali ile değiştiğini farkettim okuduklarımın.
Ama anneme bu muhteşem zevki bize tattırdığı bizi kitapla tanıştırdığı için ona ne kadar müteşekkir olduğumu fark ettim.
İlk benim için aldığı kitaplar o zamanlar Türkiye kuşe kağıda baskı yapan tek Kitaplardı hatırladığım kadarı ile "Ayşegül" serisiydi. Ne bayılırdım onlara. Ezberlemiştim annem okurken. Kız kardeşim sarıkız doğduğunda annem benim kıskanmam için herşeyi ikimizle paylaşmaya başladı.Bir kolunda Didem (bu arada Didem 10 aya yakın bir sürede doğduğunda bir lüle saçı bal rengi kiraz dudaklı muhteşem bir bebekti ve ben kendisine çeşitli suikast düzenlemeleri yapıyordum hala hatırlıyorum) bir tarafta ben elinde Ayşegül bize okurdu. Bir akşam annem çok meşgul misafir var. Babam bizi yatırıcak aldı kitabı adam eline okumaya başladı aynı zevki vermiyor bir den ben ona döndüm sayfayı atladın diye babam şaşırmış annem sonra anlattığında ben şaşırdım. Babam gece anneme Pınar a kaç kere okudun o kitapları diye sormuş. Her birindeki hikayeyi ezbere biliyor göz açtırmadı bana diye takılmış.

Okula başlayınca Cin Ali geldi saman kağıda basılı çubuk adam karakterler bende yaşıtlarım gibi bunlardan öğrendim okuma yazmayı ilk okuduğum gün soğuk bir kış günüydü.Kırmızı kurdele takılırdı zamanımızda okumayı sökene nasıl gururla yürümüştüm okul dönüşü göğsüm bağrım açık evet arkasından 1-2 gün hastaydım ama değmişti. sonra okuma Bayramı yapılmıştı. Teyzem bana hiç unutmam Yedi cüceler ve Pamuk prenses kitabını -almıştı-renkli resimli cıvıl
cıvıl.
Sonra niceleri geldi. Hastalandığımda doğum günlerimde tatillerde hep bana eşlik ettiler. Hayal kurmanın o eşsiz mutluluğu... Filmleri çok severim ama kitaplar film olduğunda aynı tadı vermiyor bana o karakterleri özellikle farklı canlandırdıysam beynimde . Bir tek beni şaşırtan Bridget Jones un Günlüğü ve Bourne olmuştur. İkiside beklediğimden daha etkiliydi.

Şimdi Can Dündar. M.Urgan vs okuyorum eskiden okumazdım sıkılırdım Türk yazarları ama şimdi o kadar keyif alıyorum ki Eindhoven* Amsterdam tren hattında :) Nice kitaplar bitirdim. Bazen kahvemi alıyorum tıngır mıngır giderken.

Bazen hava soğukken sahlep yapıp camın kenarındaki koltuğa nerdeyse yatıp o muhteşem zevki yeniden yaşıyorum

Teşekkür ederim anneciiimmm

Tembel nane şekeri

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Kasım 24, 2007 3 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Hafta sonunu bulduk ya nasıl da sevindim bir bilseniz. Tembellik kanıma iliklerime herbir zımpırtıya işlemiş ya. Ama kırcam bu döngüyü. Karar verdim 2-3 hafta önce. Dedim ki ne bu bir kütle gibi yaşamak daha 34 yaşındasın... ne yapıyorsun... Düşünmeye ancak hastayken vakit buldum allahım ne tembellim ya :)
O günden beri yediklerime bakıyorum o tarihte 108.2 imişim 101.8 kg ye düşmüşüm :=) sadece dikkat ederek başarı valla. Sonra mektuplarımı yazdım trende. Evimi yerleştirdim.
Güzelce giyinmeye başladım Sarıkızım.

Ama saçlara hala birşey yok güzel makyajda yapıyorum artıkın. Krem vs kullanmaya başlayınca yaza fıstık olucam fıstık ikinci step spor olayı olucak bakalım 90 kg ineyim kendime bisiklet alıcam :) hediye niyetine

Bugün alışveriş yapıcaz haftaya perşembeye kısmetse İstanbul da sevdiklerimle hasret gidericem.

13 Kas 2007

Lommel

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Kasım 13, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Lommel ile ilgili çektiğim bir iki videoyu ekliyorum

Lommel

Son resim video vs.

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Kasım 13, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Hayvanat Bahçesi ile ilgili resim görüntü video hepsi burada :)

Drenthe Hayvanat Bahçesi

Huysuz Adam

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Kasım 13, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Bugün Huysuz adamımdan Bora dan bahsetmek istiyorum.Kendisi 2.5 yaşında ve çoğunuzunda bildiği gibi biricik yeğenim. Topu topu bir yiğenim var teknik olarak da doğru. :) Bu yaz ailemin yazlığındayken kendisi ile bolca vakit geçirdim.O zamanlar huysuz değildi.Sarıkızımı çok üzüyormuş bu aralar. Cep telefonumda resimlerini bulunca eklemek istedim bloğuma işte kendileri


Boralı Günler

3 Kas 2007

Sobeleyen sobeleyene

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Kasım 03, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Bu seferde kiz kardesim Sarikiz sobelemis beni o eksik olsa sasardim Peki bakalim sarikiz iste sorularinin cevaplari.....

Benim icin mutlulugun resmi : Ailemle sevdiklerimle olup onlarla gulup yeri gelip agliyabilmek
o yuzden sanirsam bu resim en uygun resim olucak.
okudugum kitap Latife Hanim Ipek Calislar a ait.187 sayfasinda" ...Yakin Tarihimiz dergisi , Anadolu Osmanli Ihtilal Komitesi nin bildirisindeki ofkesinin Latifeýi hedef alislarindaki nedenin ayak ayak ustune atmasindan kaynaklandigina isaret ediyor..."
Ben de Boncugumu ve Kiyokimi sobeliyorum Hadi bakalim Boncuk ve Kiyoki sira sizde :)
Cevaplayin bakalim :
1- Mutlulugun resmi sizce nedir?
2-Bu kitap 187 sayfa olayi beni baydi o yuzden ben sevdiginiz bir dizideki karakteri kendi kelimelerinizle tasvir etmenizi size yakin buldugunuz ozellikleri vs anlatin derim (10 kelimeden az olmasin lutfen) gene insafliyim bakin 50 diyebilirdim
3-Sik basiniza gelen 3 olay (orn: bankamatikte para bitmis olmasi vs)
Hadi bakalim aksiyonnnnnn

Duvarda

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Kasım 03, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Gecen gun tren istasyonunda yururken birsey dikkatimi cekti.Burada duvar afisleri camekanlarin icinde. Ama bu sivri zekalar resimlerin uzerine yazip cizemiyorlar ya buyuk konusma balonlari yapistirmislar abuk subuk seyler yazmislar. Koptum anacimmm

27 Eki 2007

Sonunda Tasindim .....

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Ekim 27, 2007 3 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Selam gunlugum... Sevgili Blogum... Ozlemistim sana yazmayi. Evet sonunda aylardir konustugum tasinma 14 Ekim de gerceklesti. Artik evimizdeyiz. Daha bir mutlu kalkiyorum sabahlari. Hala yerlestikmi nayirrr ama onemli degil artik evimizdeyiz.
Evet banyomuz yapim asamasinda, evet mini minnacik kutu kadar bir mutfagimiz var evet her yer koli bilimum ivir zivir dolu ama EVIMIZDEYIZ. Mutlu oluyorum bu dusunceyle. Bir seferinde ben acayip tripteyim annem bana"Kizim kalbinin sana 'iste burasi evim benim dedigi yer senin evindir" Galiba iste su an o andayim. Ve benim evim burasi. Icimi sicaklik basiyor millete karsi surekli savunmadayim eskiden hep soylenen ben -yol sebebiyle- simdi onlar birseydediginde hemen savunuyorum evimi. Galiba ben evimi buldum :) Ama yeniden bir eve asik olabilirim zira Ailemin Caddebostan daki dairesine de asik olmustum.
Simdi banyonun bitmesini bekliyorum. Kocacim yapiyorda burada iscilik pahaliymis yada beni susturmak icin oyle soyluyor.. ama ogrendigim kadariyla Hollandada millet kendi isini kendi yapiyormus. Kisacasi Nane Sekeri geri dondu ve kizlar sizi cook ozledim.Size ofisten cektigim resmi hediye ediyorum.

15 Eki 2007

Tasinma

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazartesi, Ekim 15, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Tasinma sebebiyle kisa bir Mola veriyorum. En kisa zamanda insallah gelecek hafta yazicagim..

12 Eki 2007

Ufak bir Haftasonu Kacamagi-2

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cuma, Ekim 12, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Hafta sonu Kacamagi




Efendim malumunuz Hafta sonu icin aile saadeti yapalim dedik Esimin ailesine Ellinci evlilik yildonumu icin tatil aldik. O tatilde gectigimiz hafta sonuydu. Cuma gunu olanlari ozetlersek. Esim beni arabayla isyerimden (Amsterdam dan) aldi. Uzunca bir trafikten sonra-sanirsam tum Amsterdam sehri terk ediyordu :) - vardik. Yemekler yendi. Kahve sirasinda Kayinvaldem pat hediyeler verdi. Bilumum tatillerinden almis kadincagiz. Mutlu oldum acikcasi. Tessel a gitmislerdi ordan bana havlu ve bir kolye kupe takim getirdi.Aynisindan gorumceme almis gorumcem denedi. Bu boynuma dar sevmedim dedi :( Neyse birde Britanyadan 1 elma sarabi ve Nuga getirdiler.
Ertesi gun kahvaltidan sonra Hayvanat Bahcesine gittik. Acayip eglendim. Tamamen Bahce kavraminda kafeslerin olmadigi hayvanlara dokuna bileceginiz kadar yakinsiniz. Zurefalar cocuklarin ellerinden ot yiyordu :) Cok sirin maymunlar vardi. Harika bir Kelebek Bahcesi Yapmislar deli gibi sicak ve rutubetli idi ama degdi.Bayildim o renkler o guzellikler.
Aksam malumunuz yemekte idik :) Komikti valla
Pazar gunu eski mezarlari gezdik. Ben 1.den sonra arabadan inmedim onlar tum ciddiyetle arabadan inip taslarin yada toprak birikintisinin onundeki tablayi okuyup kiraladiklari rehberlerden dinleyip haritadan isaretlediler.Sanirim 4 uncusunde Mariette her birinde inmiyelim dedi :) Ben 1.sinden sonra demistim Hep 2 tas tepesinde 1 tas daha ne gorcem ayni sekil :) kivamindaydim.Eve yerleselim resimlerimi yukler yuklemez bu yaziya ekliycem.
Sonra 2,5 km parkuru yuruduk (efendim buralarda mezarlar varmis ama topragin altinda kalmis mis :) bunlarida o ufak plakalardan okuyorlardi) ben bortu bocek bilimum mantar olusumuyla ilgilendim. Resimler cektim. Sonra skipper "i buldum. Hani su fosforlu tirtillar vardir ya oyuncaklarida olur :) cok sirin di bir dala tutunmus tam iste ev hayvanimizi bulduk Edward dedim oda sevdi . Skipper dedim neden dedi Didemin egitimli karincasini anlattim(14-15 yaslarindayken Didem evde bir karincayi bulmus egitiyordu :) ciddi ciddi o karinca da kacmadi bundan belki dedi ki ekmek kirintim var bakiliyorum ...) tamam dedi ordek yavrusundan iyidir dedi. ama Skipper kactiii evet kacti. Yani bir tirtila sahip cikamadim ben kim cocuk yapmak kim :)
Guzel bir gun gecirdik. Kaynanam beni sabah sabah bir germisti ama ben onu daha gerdim galiba ilgisiz kalarak (kendisine yardim etmek icin peynir vs servisi hazirliyorum tabak cikardim delirdi masada tabak var diye kadin kadin don bak bir ne yapiyoruz burda elimden tabagi cekti aldi. Edward gormus suratimi dedi ki sonra bir an anneme yumruk atcan sandim dedi yufff yani hic siddet yanlisi olmadim ama birgun kadinin sacini basini yolabilirim isin sakasi tabi.. ben onun yerine kadina ilgisiz kaliyorum o zaman deliriyor.) Aksamda poffertjes yedim (bagdat caddesine dukkan acmislar gordum :) resmini cektim .gelince deniycem)

Sonra donus :)
Iste benim hafta sonu tatilim. Sit-com gibi bir Kayin ailesine sahibim Mutluyum Gururluyuummm. :)

Sobelendik !!!!

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cuma, Ekim 12, 2007 1 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Evet Nazkiz bizi sobeledi :)
Bu durumda sanirim ekli sorularin cevaplarini vermek durumundaymisiz olay budur degil mi Naz Kiz. Ben bu olayda yeniyim :) de

1) Hollanda'ya ait en çok sevdiğiniz 3 şey
*Peynir
**Yemyesil olmasi
***Insanlarin kapiyi siz gecene kadar suratinizin ortasina gecirmeyip tutmalari ve her ortamda tanisin tanimasin selam vermeleri

2) Taaa oralardan buraya ait en çok özlediğiniz 3 şey? (familya, dost yani insanlar dışında olsun lütfen; en çok yakınlarınızı özlüyorsunuzdur sanırım)
*Bagdat Caddesi
**Kuaforum Serdar ve Canan Ablam
***Istanbul

3) İki kültürlü bir yaşam içerisinde size en çok "ahh" dedirten şey nedir? (umarım fazla özel olmadı...)

* Fazla rahat olmalari (fizyolijik bu deyip) vapur dudugu gibi burunlarini silmeleri ornegin
** Yemek aliskanliklari ( hersey kizartiliyor bu memlekette) bir yemek kulturlerinin olmamasi
***Cimrilikleri(acayip derece de cimriler)

8 Eki 2007

Yemek :)

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazartesi, Ekim 08, 2007 6 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Evet gelelim Cumartesi gecesi etkinligimiz aksam yemegi :)
Giyindim takdim takistirdim. Makyajimi yaptim bunlari bekliyorum. Birden hararetli birsekilde basladilar bunlar tartismaya. Bende sindim bana bulasmasinlar diye sonra anladigim kadariyla tartisma kayinvaldemin Fransa gezisinden bize hediye olarak getirdigi kolye+kupe takimi yuzunden cikmis. Gorumcem ben oyle seyler takmiyorum dedi kadinda Pinar takiyor ama dedi ki bu noktada ben bon bon onlara baktim ki anlamadigimi anlasinlar bana sicramasin gorumcem diye :) Neyse birden kayinvalden ayaga kalkti verdigi hediye sahin gibi Mariette ten kapti soylene soylene odasina gitti. Boylece hediye sorunu cozuldu :)
Ikinci vukuat 49 yasindaki gorumceme " Neden sacini Pinar gibi toplamadin" dedi o noktata koptum ne bu ya anneannemi gecti kadin:) Oha oldum bir nevi. ilerliyen zamanlarda ilginc olaylar vuku buldu . Kayinvaldem hafif yukseldi sandalyesinde ve ZORRTTT osuruverdi :) ben dumur oldum tabi bunun adi da medeniyet arkadaslarim :)
Neyse efendim sonra bana " Sen yarin yemek yemessin dedi." Kadin kadin cumle alem benim kilolu sisko obez oldugumu biliyor sen ne kadar yirtsanda Kocam beni begeniyorrr heyt heyt kocam bunu yanina birakmadi Pinar yarin kahvalti edicek anne dedi ben Ohhh canima deysin edasiyla salak salak sirittim.:)Dönüşümüz tam bir fiyaskoydu (navigasyon yön bulma)aletimiz sisten dolayı gsp den sinyal alamıyor elimde tomtom ben habire sinyal yakalamaya çalışıyorum Edward babasının arabasını kullanıyor el çantasını konsola koymuş arabada garip işaretler baba arkadan söyleniyor tam treji komik durumdayız ben ortam yumuşasın diye Edward ı yatıştırmaya çalışıyorum. Neyse sonunda vardıkta ben de huzur dolu odama kaçtım :) Onlar hala kahve mi içsek snap mı alsaktaydılar. Allahm ya!!! demin o kadar laf ettiniz birbirinize yüzünüzde mi kızarmadı. :=)

İk parti resimler eşimden :

http://www.mijnalbum.nl/Album=E3CX8OXX

Ufak Bir Haftasonu Kacamagi-1

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazartesi, Ekim 08, 2007 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Evet bu tasinma isi icinde birde Edward'in ailesi ile haftasonu tatiline ciktik.4 ay onceden planlanmis birseydi. Ees denilen bir koyde kurulmus milli parklara ait bir tesiste, 4 yatak odali 2 banyolu saunali verandali bir ev -country tarzi- kiralamistik Kayincaldem ve kayimpederimin 50.evlilik yildonumu hediyesi olarak.
Cuma esim beni saat 15:00 de gelip Amstell den aldi.(2 saat trafikle cebellestikten sonra kahramanim beyaz atiyla-bizim 20 senelik otomatik vites beyaz bir VW golf marka 3 kapili bir arabami var ben dudul diyorum ama esime bunu anlatmam biraz zor olucagindan Beyaz At dedim o da oyle diyor- )
Allahim bir trafik Amsterdam dan ayrildik yine trafik gidim gidim ilerliyoruz. Bayilicam. Bir iki kez durduk mola verdik. Saat 19:30 19:40 gibi tesise vardik. Ormanin icine kurulmus irili ufakli 50 kadar evle karsiladtik. Sonunda kendimi tuvalete attabildim mutlu ve huzurluydum.(1 kutu kola,1 sise su icmistim)
Odamiza yerlestik,ustumu degistirdim rahat spor birseyler gecirdim uzerime.
Sagolsun gorumcem(**mujdeler olsun Nurdan ogrendim bak aile baglarini) ve sevgilisi Ed yemek hazirlamislar yumulduk hemencecik... Yemek sonrasinda Ed gene butun bulasigi bulasik makinesine atti bir sevindim bulasik makinesi var diye cunku ben evde elde yikiyorum maalesef :( Bir kahve aldik ben izin istedim dus alip kafayi vurdum yattim.Zira Hollandaca konusuluyor tartisiliyor canim sikiliyor.
Cumartesi saat 10:00 gibi kayinvaldem kapiyi tiklatti. Bu sefer zort diye girmedi :) Edward bir turlu ayilamiyor bende kizdim giyinip kendimi asagiya attim. Gorumcem kahvaltiyi hazirliyor ona yardim ettim(iyi gelin Pinar) baktik hersey hazir Edward a cigirdimmmmm. Indi neyse oturuk kahvaltiya. Kayinvaldem gene geldi yanima oturdu.Canim gunlugum traji komik bir olay kadin ben neye elime uzatsam atliyor elimden kapiyor. Masadakiler dondu kaldi bana kal geldi.Neyse cekismeli bir kahvaltidan sonra. Bu sefer makineye bulasiklari ben dizdim. Tabi popomda kayinvaldemle. Hic ayrilmiyor pesimden sanki beni kontrol ediyor gibi .. Allah askina bulasik makinesine bulasik yerlestirirken ne hata yapabilir insan :)
Bu sefer yine itisip kakismaya basladilar kendimi soguk verendaya attim elimde kahvemle. Ardimdan gorumcem cikti. Hava soguk Hayvanat Bahcesi plani iptal dedi. Bende icimden Boku yedik** ozur dilerim ama aynen bunu gecirdim aklimdan... Bir butun gun ayni cati altinda bunlar birbirinin gozunu oyar diye dusunurken Ed gelip Mariette e hazirlanin dedi. Mariette hisimla iceri girdi kipkirmizi bir suratla geldi " Gidiyoruz annemler gidelim diye tutturdu " diye sinir sinirli soylendi ben icimden bayram yapiyorum. Edward da deyince " ya bir turlu karar veremediler " diye soylene soylene giyindi.
Sabahtan alisveris yaptik ordan kartlar almistim . Bende onlari beklerken yazdim kartlarimi. Ben son derece lay lom bunlar stres kupu :)
Neyse Hayvanat bahcesine gittik. Inanilmaz guzeldi. Evet birazcik soguktu ama acik bir hayvanat bahcesiydi hayvanlara dogal bir ortam hazirlanmis kuslar bile kafeslerde degildi. Sadece Panter ve Kaplan a buyuk bir alan tahsis edilmis o da tel orgu ile cevrelenmisti.
Ben neredeyse penguanlerle el sikisicam acayip mutluyuummm. Saat 5 gibi ayrildik kaldigimiz eve geldik.
Aksam icin restarant ta randevumuz var .. giyindik kusandik cikicaz bir depdebe ... devam edicem anlatmaya :)

30 Eyl 2007

Aynen

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Eylül 30, 2007 6 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Allahım Dejavu denen şeyden nefret edebilirim ama etmiycem ama ya aynı evlendikten sonraki halim.. Odalarda koliler yüksek yüksek kuleler yapıyor. Evin içi toz içinde nedir bu çile kardeşim. :) Düzen felan kalmadı sıkıldım vallahi billahi. Evin temizliği 10 aydır üstümüzde eve kadın almıyoruz.Neden demeyin sıkıntılıyım bu konuda eşim hiç sıcak bakmıyor sabrediyorum Eindhoven a yerleşelim sorucam soruşturucam. Bütün hafta haşatım çıkıyor,temizlik ve ütü birde yemek işi çok yoruluyorum .İmdakkkkk .... İşin şakası ama cidden yorluluyorum. Eşim saolsun yardım ediyor ama bazen etmese diyebiliyor insan. adete savaşta kırıp döküyor :)
Bilemiyorum vallahi yabancı biride bundan fazla zarar verir mi???
Üfff ya artık yerleşmek istiyorum ama Amsterdam a Eindhoven a değil....
İkilem içindeyim. Direttikçe tatsızlaşıyor ortam sessiz kalıncada aslında soğukluk oluyor
Zor bir durum

Bunu Buldum Karıştırırken Eski bir sandığı!

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Eylül 30, 2007 1 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Lafın gelişi sandık karıştırmak ... Şimdi sandıklarımız yok internet maillerimiz,arşivlerimiz,hard driverler vs... var. Bu bitanem Boramın ilk fotorafı Sarıkızım Didom ilk ultrasona girdiğinde maalesef yanında değildim . O ve Arda bana bir jest yapıp bunu göndermişlerdi. İlk kez gördüğümde ağlamıştım .. Ve o zaman Teyzemin neler hissettiğini neden bize bu kadar düşkün olduğunu anladım. Annelik çok özel birşey ama neden anne yarısı dediklerini anlıyorum Teyzeler için... Tüm teyzelere ithaftır :)
İyi ki doğrudun Bora yı birtanem.....

İlginç

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Eylül 30, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Hangi gün doğdunuz ?

Aşağıdaki tabloya doğum tarihinizi giriniz.

Yıl 1973
Ay 2
Gün 1


Doğduğunuz gün Perşembedir !
Dünyadaki 12659 . gününüz !

29 Eyl 2007

Kızım Baklava bile yaptım !!!!

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Eylül 29, 2007 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Kızım baklava bile yaptım ben!!! Ne diyorssssun :) şeklinde bir dialogdan sonra evet baklava yaptım. Kolay iş. Hazır baklava yufkası ile dilediğiniz tatlıyı rahatlıkla yapıyorsunuz. Bende yaptım tek hatam maalesef her ikiside sıcakken şerbet dökmeşmiş altı hamur oldu eeee neyaparsın... Kocam sevdi amaaaa yedi yarısını bitirdi :)

Taşınıyoruz

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Eylül 29, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Ciddi ciddi taşınıyoruz ha 5 ay sonra aaa 1 ay derken 15 gün sonra Eindhoven daki evimize taşınıyoruz.Maalesef evin içi berbat durumda kocam ben yapıcam dedi 3 aslında 4 haftadır.Evin içini döküp kırdı sonuç banyomuz yok halen salon ve mutfağın duvarları çıplak ki duvar kağıdını söktük duvarlar boyanacak. Şimdide demezmi Amsterdam a taşınırız belki inanın çok söyledim gel bakalım beğeniriz belki bir yer almaya çalışırız diye ama beni hiç sallamadı şimdide kalkmış bunu söylüyor. Bazen delirmemek elde değilmiş gibi geliyor. Laf söylediğimde deliriyor sonra kalkıyor sanki yeni bir fikirmiş gibi bana benim dediğimi anlatıor gururla bir de demezmi ben bu konuyu konuştuğumuzu hatırlamıyorum hiç diye o zaman ben kopuyorum yutkunup birşey demiyorum.Tabi surat asılıyor. Konuşmamayı eşimle yaşarken öğrendim. Aslında son derece gevezeyimdir. Ama onun sayesinde gittikçe daha iyi oluyorum. Bu arada o da benim sessiz kaldığım her saniye ona sinir olduğumu biliyorrr :) oda ayrı bir keyif tabikine
Çok özeniyordum evim olursa şunu yaparım bunu alırım diye ama maalesef hiç içimden gelmiyor. Burda usta bulmak nerdeyse imkansız. Kalifiye biri de çok pahalı eşim kesinlikle ödemek istemiyor. Benim de hevesim kursağımda kaldı maalesef :( Hiç istediğim gibi olmuyor. Bu sebeble artık bıraktım ne isterse yapsın ne yapım ya orayı evim gibi göremiyorum. Birde eşim son derece inat kesinlikle fikir değiştirmiyor sadece bana baskı yapıyor sonra bak sende bunu seçtin .. Be adam tabi seçerim 10 gündür beynimi s..ktin. Bazen tuvalete girip oturuyorum nefesleniyorum ki beynim yerine gelsin diye.. Var mı böyle birşey. Ben mi çok hassasım o mu çok ısrarcı anlıyamıyorum.

20 Eyl 2007

Amsterdam-Eindhoven Tren Hatti

Gönderen Nane Şekeri zaman: Perşembe, Eylül 20, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Evet canimin ici gunlugum sana ciddi ciddi bayagi birseyler yazmisim ... Benden beklenmiyecek bir hareket bu ... Sebep .... Ben Maymun istahliyimdir. Neyse !!!! Unutalim bu bahsi.


10 Aralikta Hollandaya gelisimin uzerinden tam 1 yil gecmis olacak. Cogunu Belcika-Hollanda olarak gecirdigim ciddi bir sure :)


Surekli yollardayim ise gitmek icin 1.15 dakika gibi bir tren yolculugum var. Istanbulluya tren yolculugu da neymis tris gelir tris gecer... Ben saatlerce Tem de bekleyen kucuk midibusun yolcusuydum. Benim gibi obez+ dar yerlerde sikinti basan biri icin tahmin bile edemezsiniz ne berbat bir durumdu. Boncuk olmaza sikintidan patlardim allah icin :) Bazen uyurdum ciddi ciddi ....


Burda o 1.15 dakikayi bayagi iyi bir sekilde idare ediyorum. Nasil mi ? Kitap okuyorum, Psp oynuyorum, mektup yazip muzik dinliyorum en onemlisi Hollandaca calisabiliyorum.


Fena degil dimi. Hizli okurum zaten ... kitap dayanmiyor... Okumak istedigim bir ton kitap varmis yani yeniden dogusu yasiyorum. Araba tutar beni ama trende rahatim ilginc birsey :)


Dun bu yaziyi yazmayi dusunurken gurultucu(tipik Hollandali) bir grup yeni yetme - Takim elbiseleri olmasi ciddi kiyafet giymeleri degistirmiyor durumu- bindi trene kizin biri yanimdaki bos koltuga kendini firlatti yalan soylemiyorum cidden 50 cm kala atladi digeri oturmasin diye

Neyse yerlesemedi bir turlu Allahin sapsali. Beni durtuyor carpiyor bir rahat durmadi kivil kivil icimden geliyor Osmanli tokadi elimin tersiylen bir cakicam .. yok yok o cok bariz olur bogrune bir dirsek atarsam ardindan yalanciktan yari agiz "sorry " derim.... yada meshur goz hareketini yapim parmaklar loppp anladin sen onu :)

Bir gurultui kavga dovus bir saate bakarim ki tren gec kalmis tingir mingir gidiyor Kocayi arar gec kalicam denir kitaba donulur okumak ne mumkun asifte simdi de cips acti onu yiyor. Birde arkadaslari var allahin toplu salak kadrosu neysem. Bitti derken bu sefer de cikolata paketi geldi deliricem zaten diyetteyim tren gec kalmis lapa gibi yayilmissin koltuga kipir kipir... Eindhoven a geldik trenden nasil attim kendimi bir ben bilirim.


Ilginc olan bir yerde okumustum Almanlar avrupanin isci sinifi, Ingilizler Aristokrati ,Fransizlar entellektueli .... liste giderken Hollandalilar da KOYLUsu demisti yazar .. tuhafima gitmisti simdi anliyorum. Giyim kusamda berbatlar zaten marka olan hicbir firma pek tutunmuyor cunku acayip cimriler ... Soyle bir mark& spencer geziyim bosss ... Benetton bile bulursaniz sanslisiniz.

Kiyafetleri nerden tedarik ediyorlar bilmiyorum ve acikcasi bilmek dahi istemiyorum. Parlak mor bir hirka altina fosforlu yesil pantalon sandalet 1.70 boy iri kiyim bir bayan gordum gecenlerde Allahim ne zevksizliktir bu. Boy aynasi felan kullanmiyorlar kanimca.

Makyaj filan anlatmiycam mideniz kalkmasin.

Butun bunlar bir yana bir de kiymetli bu esyalar sormayin birini at desen delirir seni oracikta katlederler. Nerden mi biliyorum Yilan hikayesine donen 'koltuk takimindan "

Bunu bir ayri zaman anlaticam ...


16 Eyl 2007

Tatillerimiz Meşhurdur!!!!

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Eylül 16, 2007 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Tatillerden bahsettik durduk. Kız kardeşim Eniştem Arda kanki Hande ve eşi Volkan birde Pıtırcığım (Ayşen) bir Maceristan Avusturya turumuz vardır dillere destan ondan bahsetmezsek olmazzzzz ... :)
Kız kardeşim Bora ya hamile biz 6 çatlak heryer kar köşe bucak gezdik. Her tatil klasiği gibi kaybolduk bir kere ama Handeciğimin hakkını yemeyelim Avusturya için acayip hazırlanmışı.Bizi muhteşem gezdirdi.
Boncuğun şaşkın kardeşi Chrisin doğumunu üstüne çekmeseydi Ardanın çektiği harika bir videomuzda vardı Kısmet değilmiş....

Eğlenin anacım:)

Budapest 2005


Bunlarda diger tatillerden :

Prag2004



İtalya.2


Nisan 2007 Annemin ziyareti


Haftasonu Lommel 2007


İtalya 2004

Düğün

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Eylül 16, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Hazır bugün Evlilik yıldönümünü anlattım biraz düğünümden bahsediyim. Malum eşim yabancı bilen bilmeyene anlatsın lütfen :) Nane Şekeri ile Edward'ı 23 Mart 2005 tarihinde bir internet sitesinden ortak arkadaşları aracılığı ile tanıştı. Ama yüzyüze görüşmemiz 01 Mayıs 2005 Pazar günü olacaktı.İlk görüşte aşk derler hep ben hala gülerim ama doğruydu sanırım daha onu ilk gördüğümde onunla evleneceğimi biliyordum . Boncuğum bana bir seferinde " Sen antenlisin kızım kesin doğru biliyorsundur" demişti. Haklıymış.
Birbirimize gidip gelmeye başladık öyleki ben sadece bir haftasonu onunla olabilmek için Eindhoven'a geldiğimi hatırlıyorum.Sonra beraber yapılan Bodrum Tatili ve Evlilik teklifi. Ardından aileye tanıtılmıştı. Christmas ı bende onun ailesi ile geçirdim.Nisanda geldi Mayısta son hazırlıklar ve nişan derken...... Eylül 2006 15 de evlendik.
Her nekadar evliliğimiz 15 Kasım 2007 tarihinde resmen onaylandı. Çünü daha öncesinde kendilerinin sebeb olduğu defter ve evlilik cüzdanı kargaşası yüzünden bizim defter numaramız başka bir çiftte kayıtlı gözüküyordu Ben el attım oraya buraya gittim canım annemle de düzelttik.
Düğün için hazırlıkların hepsi Annem ve Teyzem tarafından yürütüldü Babacım karşıladı düğünü.
Hoş bir Çardak altında Adaların manzarası eşliğinde muhteşem bir havada geçti.O güne kadar hava sinameki devamlı deli bir rüzgar var. O gün bizim gelin yolu dedikleri kolidora adımımızı attığımız anda sanki bıçak gibi kesildi o deli rüzgar.
İlk Dansımızı hatırlıyorum çok hoştu.İki kere giriş yaptık birinde memur gelmemişti ama zaman ilerlemişti diye diğeride memur geldi artık evlenebiliriz diye :) Benim hayatımın hikayesidir!!!
Güzel bir düğün oldu Anneannemin teyzesi rahmetli Cahide Teyze kulağıma fısıldadı " Hepinizi gördüm ya son kez..!!!" o zaman tuhaf olmuştum ama şimdi anlıyorum ... Gerçekten hoş ve zarifti düğünüm.
Tombik bir gelin için Çok güzeldim biliyoruuuummmmm!!!!

Gelen gelemiyen herkese teşekkür ederim Tekrardan!!!!!Canı Gönülden




Düğün




Balayı

Evlilik yıl Dönümü !!!!!

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Eylül 16, 2007 1 yorum Bu yayına verilen bağlantılar



İnsanın inanası gelmiyor.Bir yıl nekadar da çabuk geçmiş . Bugün düğün fotoğraflarıma dalsım gittim. Albümümü yerleştirdim. Bakmak isteyen buyursun anacım.

Ne hengameydi allahım. Nikah memuruna yanlış defter ve cüzdanlar verilmiş kadın bizi geç kalıcam diye arar. Anneannem herzaman ki kaprislerini yaptığı için annem beni düğünden önce göremedi. Anneannemi bu yüzden affedemiyorum. Tek bir günüm vardı ve kısacıktı başrolün bende olduğu onu bile hiçbirimizin içine sindirmedi.Ben affetmedim umarım Allah onu bütün yaptıkları için affeder.

Düğün çok kısaydı. Ama herkesi gördüm bir nevi vedalaştım hepsi ile.Zira Aralık ayında kocamla olabildik.

Bir yıl çekişmeleri ile eğlenceli kimi zaman bunaltıcı bir şekilde geçti benim için bugün 2.yılımıza başladık Gelecek yılda bu yazıyı yazabilmek dileğiyle....


14 Eyl 2007

Ramazan Geldi Hos Geldi !

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cuma, Eylül 14, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar



Ramazan geldi Hos Geldi! Oruc tutmayan bir kafir olan ben Ramazani cok severim. Kurulan o muhtesem Iftar sofralari gelir aklima,Yemesini icmesini bir tarafa koyunca o sohbetler bulusup hasret gidermeler gelir. Eskiden cok degil 2 yil kadar once Iftara gitmek zulumdu benim icin, Trafik ayri bir kabus, kalabalik heryer.... Simdi inanin cok ozluyorum. Ve anneme cok tesekkur ediyorum pesimi birakmayip beni butun bunlara dahil ettirdigi icin.


Ozenle kurulmus sofralar, O bekleyis abuk subuk yapilan sohbetler zira her hafta sonu birimizin evindeydi Iftar sofrasi .Hepsini cok ozluyorum.


2000 senesine kadar aksatmaz orucumu tutardim. O sene hep rahatsizlandim hem tayin oldum. Eskisi gibi degildi Iftarlar. Kart okut yer bulabilirsen otur. Yemek buz gibi olur pide kalmaz. Oyle miydi subede Iftar. Sabirla beklerdik musteriler biran once gitsinde hep beraber oruc acalim. Paralar toplanir secilen 2 aradas cey demler domatesler biber salataliklar dogranir,pideler dumani ustunde kesilmis, bazen corba getirirler bazen bir zeytinyagli,kahvaltiliklar ustune cay ve tatli. Bazende yemek ismarlanir. Onlar bolusulur. Oruc tutan tutmayan bir olurduk.


Tatli anilarim var,Ayse cim nami diyer Kiyoki ve o essek Levent o zamanlar muhaberattaydi simdilerde kendisi gise yetkilisi baba adayi :) Bunlar tutamazlardi oruc oglen yemege giderler. Sorarim iftarda birsey ister misiniz diye yok canim biz tokuz allah kabul etsin derler. Bende safa saf ismarlarim bir porsiyon birsey. Gelir siparis bakarim ac kediler gibi cevremdeler. Bir bakmis benim iftar yemegi kusa doner . O gun bugundur her seferinde 1,5 porsiyon yemek ismarlardim. Levent essegi yanimda biter o parmak surekli gozumun ustunde . Canim operasyon yonetmenin buna kizar " levent sabrimi tasiriyorsun ama Kiz senin askerlik arkadasin degil" derdi.


O sene ki bu 1999 olur. Bende inanilmaz bir bas agrisi isiktan kokudan felan acayip rahatsizim.


Gulden hanim tepemdeki spotlarin birini gevsettirmis, ekran nerdeyse kapkara Kiyokim o cok sevdigi kolanya ile yikanmiyor parfum filan surmuyorlar beni sonunda norologa gonderdiler. Kadin benden catlak , sordugu ilk soru" kiyafetin guzelmis Sali mi ?" . Kadincagiz bana hafif bir anti-depresan yazdi 10 gun iftar sonrasi al uyku yapmaz biraz istahin kesebilir diye.


Bu Levent denilen essek bunu ogrendi. Asagidan bagiriyor yukariya " Pinar aldimi ilacini geliyim mi ?" diye . Olur musun oldurur musun !!!


Guzel gunlerdi vesselam :)
Hic unutmam o pide kuyruklarinda beklemelerimizi, o da bir gelenekti pide ramazan disinda satilmazdi.
Bir ramazan Didem le ciktik nasil yagmur nasil yagmur. O zaman Rejoice yeni cikmis biz birbirimize keske yanimiza alsaydik yikar cikardik diye.
Ne gulmustuk salak salak :)
Allah rahmet eylesin Babamin amcasi Bekir dedem orucunda namazinda bir adam, ancak cok hastaydi tutturmus oruc tutacam diye iftara oturucuz buncagiz birden ekmek aldi eline tam agzina aticak oglu yakaladi " baba ne yapiyorsun simdi atilacak top" bu sinirli" agzina tukurdugumun imami okuyamadi ezani diye " ne soylenmisti.
Hepinize hayirli bir Ramazan diliyorum !!!!!!






9 Eyl 2007

Bankacı olmak yetmez

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Eylül 09, 2007 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Aklıma geldi yazıyım dedim... Ayşeciiim le Budapeşteye gitmiştik ne sosyetiğiz dimi.. :) Bu il tatilimiz kendisi ile... İndikki kardan göz gözü görmüyor Tur rehberi bizi öldürmeye meraklı daha gelmişiz bismillah bizi otobüse tıktı gözcü baba yok o meydan ..yok şu meydan... inanın o günden birşey anlamdım acayip sıkışmışım tek tuvalet yok mekanda :) Otele gittiğimde aç susuz sıkışmışım adam birşey söylese atıl kurt yapcam çok güzel bir oteldi Corintia Aqua gibin birşey. Ama dağın başı.. yolda yürüyecek alan açmışlar belinize kadar karda o kolidorda yürüyorsunuz. Ne kaymak ne düşmek tertemiz o kolidor. YAKINDA sadece bir benzin istasyonu var arada snack almaya gidiyoruz tüm ısrarlarıma rağmen ayşe benimlen melek yapmadı teesüflerimi bir kere daha bildiriyorum. Bu memlekette kredi kartı fazla yaygın değil . Biz biraz EUR bozdurduk tüm para ayşede o idare ediyor. aksam hesap yapıyoruz (önce doların eur karşılığı sonra korint bizim fazla para çıkıyor nasıl felan bankacıyız hesapta ama makine olmadan olmuyor bu hesaplamalar yüzünden garsona bayaaaa yüklü bir bahşiş vermişiz :) Adam o yüzden bizi gördükçe yerlere kadar eğiliyormuşşş :)

Ayşe biraz ağır kanlıdır. Saatlerce hazırlanamazç bende aksine tez canlıyım sıkılırım beklemekten hazırlanıp buna diyordum ben çıkıyorum bu asansör 2 dak sonra kalkıyor derdim çıkardım odadan köşede beklerdim bunun odadan bir çıkışı olurdu o kolidorda deli gibi koşarak gelirdi aynadan bunu izlerdim ay gene aklıma geldi altıma edicemmmmmm :)

O otel ayrıca sıcak su *doğal havuzları var otelde yemek yedik ev şarabı içtik baya güzeldi ben tam dedim ohh be bak beni çarpmadı diye ayşe dedi ki yavaş iç canım bu o öylesine bir şarap değil kaç kadeh içti hatırlamıyorum ama cidden çift görüyordum ayşe beni çekiştere çekiştere asansöre soktu orada 2 bornozlu adam .. kıllı kıllı bacaklar beni aldımı bir gülme ayşe fısıldıyor nolur pınar yapma etme diye

Ne çok çekmiştir benim Kiyokim benden :) Canım beniiimmm

Tatil sen ne güzel şeysin !!!!!

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Eylül 09, 2007 1 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Tatilin kötü birşey olmadığına hepimiz hem fikiriz sanırım. Çatlak sesler istemiyorum ona göre.
Bu akşam sizlere tatil ve tatil anılarımdan bir kolaj yapıcam.
Aile ile yapılan tatillerden bahsedelim önce.
Bizim uğrak yerimiz Fethiye idi. Kamping diye bir olay vardı. Derme çatma birşey sonradan bunglovlar olmuştu felan filan.Bu tatilleri en unutulmaz yapan tüm aile Babamın kardeşleri kuzenlerim gitmemizdi.Komün gibiydik.Hiç unutmam o zaman cep telefonu yok cep telefonundan bahsetsen anlatsan millet suratına ablak ablak bakıp "kızı dönünce bir Bakırköy'e götürelim derlerdi" maazallah .... Babamlar haberleşmek için şu şehire girerken 'istanbul nüfus xxxx ' yazan tabelalara not bırakırlardı. Tabi o zaman post it de yoktu. Bantlar da boktandı ama yinede not herzaman ulaşırdı.
Bir tatilde yoldan karpuz aldık nerde durduk bilmiyorum, mola da piknik yaparkene keçilerin saldırısına uğradık.Dido*kız kardeşim olur kendisi,çığlık çığlığa annem onun kucaklamış ben halamla koşuyorum bir ara baktım babam keçiyi tokatlıyor.
Bir keresindede Halamı ortanca amcamı örümcek ısırmıştı-sokmuş denmez herhalde neysem bunlar küçük amcama sordular birşey olurmu diye kendisi cerrahdır*tatillerde hiç kimseye doktor olduğunu söylemezdi sonradan sebebi anladım :) ** ne olcak canım dedi olsaydı bu saate kalmazdınız(şaka yapmıştı hehalde ) ama küçüktüm geçmiş zaman fazla detay hatırlamıyorum.
Bir keresinde aynı günde oldu bunlar bu arada: * Didem babamın kıçından ayrılmaz. O gün hep beraber tekne kiraladılar hemen tekne deyince aklınıza o büyük tekneleri getirmeyin neysem efendim teknenin sahibide kayıkçı Salihti galiba Maymun salih diyor millet adama tekneden bizlerin inmesine yardım etti babamlara eşyaları boşaltmalarına yardım ediyor(her türk gibi bizde mangal ve envayi çesit zımpırtıylan gidiyoruz heryere)Bizim Didoda gene babamın kıçında Maymun salih didoyu sevmek istedi bizimki yabanidir öyle herkese kendini sevdirmez birde adamdan tırsıyor tipten dolayı ayakları yanmış galiba sıcak kumdan kendine denize attı şaşkın bir baktık bacaklar suyun dışında kafa suyun içinde babamın nasıl o kadar kısa sürede Dideme ulaştığını hiç anlamdım deyim yerinde olacak Bir kaşık suda boğulacaktı Didom.
Bir kere de foçaya gitmiştik bu tüm aile olarak son tatiimizdi. Ve kendi futbol takımımızı dışardan yardım almadan kurabilmiştik ;)
İşte o yaz ilk kez sarhoş oldum.Annem erkek kardeşim anadolu lisesini kazandı diye votka almıs birde mandalina S. Hazırladı ben biraz hızlı içerim o biraz fazla koymuş alışık değiliz ya!beni bir çarptı ayaklarımın altından yer kayıyor dünya cidden dönüyormuşşşşş .. O geceyle ilgili pek bir hatıram yok :)
Birde askeri kamp maceralarım vardır sormayın gitsin ne eğlenirdik....

İlk ailesiz tatilim Mezuniyet hediyesi idi Endülüs turu İspanya 8 gün Kankim Hande babamın eski asistanı Ayşenim namı diğer pıtırcık ve daha sonra tanıdığım 1 otobüs dolusu insan.

Ne eğlenmiştik... Otel odalarında ne gırgırlar ... İnsanlar uyuycaz be biraz yavaş felan modunda oldular
Ayşen odasını Haluk yüzünden hiç tanımadığı bir bayanla paylaşıyor.. Hergün başka bir otelde uyanıyoruz ya ben bir sabah banyo kapısına yürüyorum sanıyorum duvara garfield olmustum. sonra Seville de grutan kopmuştum ALLAH ım neydi o tütsü kokusu bayılacak kukuletalı adamlar devamlı dındıdn çalan ağıtlar felab söylesinler insanlar diye her pencere önünde duran kortej çıldırıcam allahtan hoç bir polis yardım etti de döndüm dip not o zaman da cep telefonu yok hande beni bulamayınca çok endişelenmiş canım benim beni aramaya çıkmış... Ben kalabalığa pek gelemem de ...
Bit pazarını gezmitikkkkkk.. Dönüşte bir bütün gece havaalanındaydık. her tatil olduğu gibi ben hastalandım Hande de olan tüm vitamin stoğunu ve grip soğuk algınlığı ilaçlarını ve kolanya şişesini bitirmiştim.Sesim dönüşte yoktu ve iş görüşmesine gitmiştim ne komikti.

Bir tatilde Ayşe ile Prag a gitmiştik. Programı satan kadına tam 10 kez sordum otel şehir içinde değil mi biz bayanız bakın felan filan otel sanayi bölgesindeydi. Tek seferde hiç yolu bulamadık. Her seferinde başka bir güzargahta yürür buluyorduk kendimizi sıçtığım banka panosu meğer *kendisi bizim mim taşımızda salak rehber ki kendisi cidden son derece sinirdi bize bunu gösterdi çok kolay bulursunuz diye. * dört bir yanındaymış binanın:metroda 8 tane çıkış var kısacası her seferinde kaybolduk. birinde gece yarısı nerdeyse sokak bomboş ayşe demezmi ço ıssız birileri olsa diye döndüm manyak mısın o zaman sen paranayok vaziyette bana hiihh adam bizi mi takip ediyor bu adam bir tuhaf baktı tarzında kafamı mikersin diyince bu başladı gülmeye daha kendimize gelememiştim bir Amerikalı çift /sonradan öğrendik/ de bizim oteli arıyorlarmış bize sormazmı yolu biliyor musunuz diye, Ayşe demez mi Bizim tur rehberi de bunları tura mı bakıyormuş o banka yı mı dikkate almışlar . Hala hatırlar gülerim ne günlerdi beeeee
Bu muhabbet uzer canlarım.
Kısacası tatil güzel şeydir..... Kötü tatil yoktur kötü tatilci vardır.

tatile çıkıyorsan keyfini çıkaracaksın... kasıkların ağrıyana kadar gülecek kaybolacak güneşte kavrulacak yağmurda donuna kadar ıslanacak ama bunları sadece güzel hatırlıycaksın........

Bodrum 2007 resimleri

http://www.mijnalbum.nl/Album=LQPD6OGI

8 Eyl 2007

Döndümmmmmmm......

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Eylül 08, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Evet haklısınız tembelim bir o kadarda yayık bir insan oldum ama rica ediiiimmmm kısmayın bana söz bu hafta sonu şenlendiricem blogu.
Tatil anılarım gelicek sonracığım tadilat macarelarım.. Bu yazımda bahsedersem olmazzzzzz
zevki kaçar sonra. Pazartesi keyifle okuyacağınız bomba gibi bir sayfayla dönücem aranızaaaa SÖZ valla.

11 Ağu 2007

Efteling Macerası

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Ağustos 11, 2007 6 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Aslında bu yazıyı ta Temmuzun üçüncü haftası yazmam gerekiyordu ama araya İstanbul girdi sonunda resimlerle Efteling.

Aslında yazıcak pek birşey yok. Efteling bir çeşit masal dünyası çocuklara hitap ediyor tabi onları getiren büyüklerde düşünülmüş Dolayısıyla bir sürü aksiyon içeren panayır oyunları,rollercoasterlar var. Gecen hafta bizim bindiğimi Pyton da kaza olmuş tırsmadım desem yalan söylemiş olurum.

Güzel bir hava eşliğinde gezdik parkı.Hoş bir ambiyansı var. O günden bana birçok ışık saçan zımpıtı bir yoyo bir kırmızı başlılı kız ve birde su toplamış haşat ayaklar.

Not: ayakkabım rezil oldu
Not 2: Rollercoaster resimleri scan edilecektir

Efteling

6 Ağu 2007

Sicak sicak daha da sicak olacak :)

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazartesi, Ağustos 06, 2007 1 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Herkese selam sonunda hollandaya Yaz geldi sevincten agliycam ya .. Yine biraz karanlik bulutlar var ama olsun. Ozledim ben yazi ya


Sicak havada az mi vantulator onunde oturdum klimanin altina yattim... ben yazi geri istiyorum kardesim terlemeyi ozledim ya....Kemiklerime kadar buz kestimmm.. Bodrum hayal edim bari

4 Ağu 2007

Tadilat Yapılır Hanımmmmmm !!!!!!

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Ağustos 04, 2007 1 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Evet İstanbul daydım teknik olarak Bayramoğlundaydım. Sıcak kemiklerimi geçip iliklerime kadar indi çok şükür.Özlemişim sıcağı Hollanda'da maalesef soğuk yağmur ve kapalı bir hava vardı. Nihayet burayada da yaz geldi. Bugün balkon sefası yaptık. Şu aralar eşim bayağı bir sıkıntılı Eindhoven daki evimize tadilat yapılacak. Burda usta bulmak zor bulsanda gelirmi meçhul allahtan Edward'ın elinden bu tip işler geliyor.
Bayağı bir dolaştıktan sonra Praxis te aradığımız gibi bir küvet bulduk. başka bir dükkanda duş armütürlerini bulduk İnanamadım o armatör ve bataryalar küvetten pahalı. Neyse yarında Belçika'dan bir dükkandan fayans ve yer karolarını ısmarlıyoruz. Benim canım aşkım bana taharet musluklu(yanlış yazılmış olabilir alay edeni keserim :P ) lozet bulmuş bir Türk yapı marketten. Eve bu klozetlerden takılacak. Kayınvaldem hiç anlamıyor bakar mısınız ? Birde duşakabinci ayarlamamız lazım bakalım.
Banyomu sadece yapılacak yooooo.. Mutfak ta rtadilat görücek üst kattaki yatak odası çalışma odası ve misafir odamıza laminat parke yapılacak ve evet ben boya istiyorum ama Edward ı yavaş yavaş ikna etmem lazım adam şu an stres yapıyor zaten.
Gelecek yaza bahçemde çiçekler çıkacak inşallah birde salıncak istiyorum aslında ördek yavrusuda istedim ama ... başka bahara belki evimizin yakınından bir tane bizim bahçeye girer kim bilir......

Hollandaca çalışmaya başladım bugün uzun uzun çalıştım. İnteraktif bir programım var.eşim çok beğendi. Telafuzu felan kontrol ediyor yararlı birşey tavsiye ederim.

Yaaa ben gene dağıldım tadilattan bahsedicektim hazırladım kendimi ... İnsan hiperaktif olunca 34 yaş filan dinlemiyor dikkat hemen dağılıyor.

Neyse tadilata dönelim... ev tadilatını sevmem sonrasında güzel güzel oturmayı severim ama.....

Tadilattan sonra sırayla perdelerimi değiştireceğim. Belki oturma grubu*çok gülüyorum bu lafa- değişikliğine giderim sonra belkim mutfak masası değişir... Kim bilir

Neyse Tadilatttt yapılr Hanııım


Image hosting codes

Image hosting

20 Tem 2007

Bavulum Hazırladım......

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cuma, Temmuz 20, 2007 1 yorum Bu yayına verilen bağlantılar


Bavulumu herzaman ki gibi son dakikada hazırladım kesin birşeyleri atlamışımdır. :) Gelecek hafta eğitimi fırsat bilip İstanbul a gidiyorum.Eğitim öncesine izin getirdim böylece hem iş hem eğlence..
Bavulumu hazırladım.... Gidiyorum .... Geliyorum İstanbul Bekle beniiiiiiiiiii.....

9 Tem 2007

Gökkuşağı

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazartesi, Temmuz 09, 2007 5 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Kardeşim bu ülkeye geldim geleli hep yağmur hep yağmur. Oysa ben ne hayaller içindeydim. Bu sene hiç kar olmadı bu memkekette ve Belçikada bakar mısınız hep yağmur.. Sandaletlerim ve canım yazlık ayakkabılarım kutularında kaldı bu sene kudurdum. Servet harcadım ben onlara ya onlar giyilmek ister :)
Geçen iş dönüşü gene yağmur vardı. Birden güneş açtı tam aklımdan şimdi gökkuşağı çıkar dedim ki gerçekten çok güzel bir gökkuşağı bize göz kırptı. Edward dayanamadı kenera çekti arabayı üşenmedi resmini çekti.Bana da kolaya kaçmak düştü bende sayfamda yayımladım.

8 Tem 2007

Pazar Keyfi

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Temmuz 08, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar


Bu sabah her zamankinden bir geç kalktık. Hafta içi saat 05:15 te saatimiz çalar bu sabah saat felan kurmadık dinlendik. Sabah bir kahvaltı hazırladık. Power Türk kanalından yayılan müzik eşliğinde yaptık kahvaltımızı :) Edward seviyor Türk müziğini.... O da kahvaltı masasının resmini çekti.



Kahvaltı sonrasında dün başladığım temizlik maratonunun tamamlanması izledi.Haftaiçinde yenilecek yemekler pişirildi. Sonra keyif kahvesi vardı.

Balkonda güzel bir kahve keyfi yaptık kocamla.
Hava tam 3 hafta sonra açtı. 3 Haftadır yağmur yağıyor. Kışlık ayakkabılarımızı çıkardık. Öğrendiğime göre bu hafta gene yağmur varmış bakar mısınız :)

22 Haz 2007

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cuma, Haziran 22, 2007 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Iste karşınızda Bora... Benim bir tanecik yiğenim. Kızkardeşimin oğlu aslında gerçekten de bir tane. Bizim çekirdek ailede tek torun oluyor kendileri. Bu resim benim en sevdiklerimden. Bu gittiğimizdede aldım bir ton resmini. Kendisi motor tutkunudur. Bu İstanbul ziyaretine gitmeden önce Babaannemin cenazesi için İstanbul'a gitmiştim sordum gelecek hafta ne getiriyim diye önce araba dedi kırmızı sonra durdu Motor dedi. Bu motor sevdası onda daha bebekken vardı.Ailede kimsede motor yok oyuncak olarak bile alınmamış bu motor sevdası nedir bilemiyoruz. Çocuk bebekliğinden beri motor diyor başka birşey demiyor. Daha tam oturamazdı kucağımızda ne zaman motor geçse kafayı kaldırır bakınırdı. Neyse efendim Edward la gittik buna oyuncak küçük bir motor aldık. Gidince de verdik delirdi ama çocuk üste oturmaya çalışıyor,Edward üzüldü yanlış oyuncak aldık bak kırılacak dedi. Beraber soluklanmak için Tepe Natilius a gittik biraz dolaşırken işte ordaydı kırmızı motor gerçek lambalar.müzik sesi.arkaya ve öne hareket kabiliyeti şarj edilebilir. Satıcı arkadaş 3 yaş için dedi fiyat bu dedi ben vaz geçiyordum eşim durdurdu. Alalım biz bunu diye. Neyse aldık eve getirdik Bora dışardaydı eşim hemen şarja taktı bir yandan da monte ediyor. Bende kutuyu kapattım. Boş olarak salona gittim bu kutuyu görünce heyecanlandı neyse efendim.... Sonra kutu açılır iç boş baya bir bozuldu Edward içerden Motor ile gelince bu köşeden Motoru görünce kendini bir attı az daha kafa göz gidiyordu. Şimdi soruyorlar motoru kim aldı diye bu cevap veriyor '' edvırt'' oğlum teyzen de aldı bu aynen yok yok ''edvırt'' :)Biz bu iki yaş dedik kolay kavrayamaz yetişemez diye endişelendik 15 dk sonra herşeyi keşfetmiş ve pedala da gaz veriyordu.

Kocamla iyi anlaşıyorlar Boranın Türkçe seviyesi eşimden 1 derece daha iyi eşime bazı şeyleride öğretti ''dop nerede''- top nerede- '' buz'' ... akşam eşim sordu Pınar bunar nedemek diye... bende açıkladım eşim güldü çünkü Bora buzu düştüğünde cildi morarmasın diye koydukları için her çarptığında yada düştüğünde Edward a bağırıyormuş Buz Buz diye...
Benim bir tanem bu hafta ailesi ile tatilde. Tatil dönüşünü merak ilen bekliyorum. İyi tatiller Bora.... Enişteciimmmm ve Bora nın annesi Didommmm

Motoru Bora ve biz

20 Haz 2007

Mantar Çorbası

Gönderen Nane Şekeri zaman: Çarşamba, Haziran 20, 2007 1 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Bugün sizlere kız kardeşimden öğrendiğim bir çorba tarifini vermek istiyorum. Eşim bu çorbaya bayılıyor.

öncelikle Mantarları fırça yardımıyla yıkıyoruz.
Daha sonra dilimliyoruz.




Bende çok kalın dilimer yerine uzun dilimler yapmayı tercih ettim.












Bir parça yağ ile tercihen tereyağı kavuruyoruz.












başka bir kapta 2 su bardağı(200 ml) süt ve 2 su bardağı su 2 çorba kaşığı un 2 çay kaşığı tuz ve bir paket kremayı karıştırıp çırpıyoruz.kavurduğumuz mantara ekliyoruz.












Kaynayana kadar karıştırıyoruz. Kaynadığında kaselere servis edip üzerine peynir ve karabiber tercihen çekilmiş serpip servis ediyoruz. Ben peynir olarak rondoda çekilmiş parmesan kullandım. Bu tarifi kabak kuşkonmaz ve havuç için kullanabilirsiniz.Afiyet olsun











Not: Fotolar Edward dan

19 Haz 2007

Ahhh İstanbul

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Haziran 19, 2007 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Kısa bir aradan sonra sizlere yazmak için zaman ayarladım. İstanbuldaydım. Özlemişim geç saatlere kadar alışverişi kız kardeşimle kahve içmeyi annemle balkon oturmalarını erkek kardeşimin takılmalarını babamın sohbetlerini dostlarım kankilerimle dedikoduları.... Özlemişim ben İstanbul'u . Bu sefer yanımda eşimde olduğundan bayağı yoğun bir programımız vardı. Pazartesi günü annem anneannemi teyzemi kuzenlerim müjde ve murat'ı kızkardeşim ve eniştemi ve tabi yeğenim Borayı bir araya topladı.Enfes bir soframız vardı.Neyse efendim Salı günü alışveriş felan akşam Kankim Hande ve eşi Volkan'nın yeni mekanlarına gittik ordada mide fesatı geçirircesine yedikten sonra balkon keyfi yaptık.
Çarşamba günü Büyükadaya gittik. enfesti Edward bayıldı.

İstanbul Hatırası


o gece hep beraber Halamdaydık. Yine yedik haliyle....


Perşembe eminönündeydik alışveriş olayımız vardı pörtledim valla.Hollanda bu kadar sıcak değil Belçika'da aynı durumda.

Eminönü


O akşam Moğol restorantına gittik manyak bir olay Mogamango gibi bir isşmi var Suadiye Park ta bayıldım valla. sonra Çatalçeşmede ki Kahve Dünyasına gittik bizi nerdeyse kovacaklardı herkesin ipraişini birbirine karıştırdılar eksik geldi felan falan... Ama biz çok eğlendik.Fotoraf makinesi almamış resim yok :(


Cuma evdeydik yattık ense :) ama ben sabah erken kalkıp masaj yaptırdım. Valla ne yapim şansı yakalmışken.

O akşam da Kankilerle Günaydın Restoranttaydık maalesef servis felaketti. Ama hepsi ile görüşmek muhteşemdi. Eksik vardı haliyle alacağım olsun.

Kanki gecesi



Cumartesi Adapazarına Babamın bahçeye gittik kiraz topladık şahaneydi sonra Barbeque ye amcamlardaydık yengem döktürmüştü valla.... Hepsinin ellerine sağlık.

Adapazarı


Pazar günü babalar günü nedeniyle annem kahvaltıya kızkardeşimin aileyide aldı.

Ve dönüş bir buruk oldu benim için. Ama hoş bir tatil yaptım ....

Hepinizi çok seviyorummmmm
 

Nane Şekeri Copyright © 2011 Design by Ipietoon Blogger Template | Illustration by Enakei | Gossip Celebrity