26 Eki 2008

Eindhoven Pazarı

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Ekim 26, 2008 5 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Dün alışverişe Eindhoven'a Pazara gittik.Doğru okudunuz PAZAR. Bildiğimiz pazarlara benziyor ama küçük bir alana kurulu. Sebze meyvemi seçerek aldım. Birde saksıda kekik aldım ki sormayın.
Kendime ev için patiklerden aldım zira burası ciddi soğuk ayaklarım donuyor.
Çiçeklere bayıldım bazılarının resimlerini çektim.
Bu ufacık değişiklik bile beni mutlu etti anlıyacağınız.
Peynir tezgahı,turşucu bile vardı öyle diyim size. Wietnam'lı bir çift yufka satıyordu.
Görülmeye değermiş beni bayağı bir oyaladı açıkçası :)


Eindhoven Pazarı

Anadolu Ateşi

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Ekim 26, 2008 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Çarşamba akşamı Hollanda'ya geldiğimden beri ilk kez böyle bir etkinliğe katıldım. Anadolu Ateşi 'Fire of Anatolia' dans gösterisine gittim. Beklediğimden fazla Hollanda'lı vardı gösteride. Salon küçüktü dolayısı ile dansç sayısı azdı. Perde açıldı arka fonda müzik. Şok oldum ilk izlenimim 'Bu ne? Adeta Yıl sonu müsameresi gibi. Acayip sinirim bozuldu.Aklımdan bir ton düşünce gelip geçiyor. Sahne dar ondandır diyorum.O kadar millet gitti hep iyi eleştiriler okudum. Bir iki dansçı biraz kilolu idi ki bunu bir köşe yazısında okumuştum.Çoğu gerçekten iyiydi. Derken Kılıç kalkan benzeri bir gösteri geldi. Hızlanmaya başladı tempo. Açıldılar 4 erkek dansçının performansı ciddi başarılı idi.Sonra grup olarak yapılan kafkas benzeri dansları da güzeldi.Horonlar muhteşemdi kesinlikle.Sarışın dansöz de fena sayılmazdı :) Millet bayıldı.Ben Semavenleri beğendim.Karadeniz oyunlarıda keyifli idi ama hala sahnenin böyle bir gösterini için yeterli olmadığı görüşündeyim.
Ama Nane Şekeri şuna inanıyor ki bir şeyi yerinde alacaksın. Bu grubuda keşke daha büyük bir sahnede orkestra felan varken izleseydim diyorum.Zira bundan yıllar önce Hürrem Sultan'a gitmiştik Maydonoz muydu neydi oranın adı. Sahne tek kelime ile muhteşemdi. Danslar müzik hepsi çok hoşuma gitmişti. Bu biraz beklentimin altında bir gösteriydi açıkçası. Tabi ben 'Dans' üzerine otorite değilim.İstanbul'da bir kere daha gitmeli ve denemeliyim.

Güncelleme : Haklıyım valla internette bulduğum bu görüntüler kanıtı sahne önemli arkadaş :)

Görüntü 1

Görüntü 2

18 Eki 2008

'I feel like i am at home'

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Ekim 18, 2008 1 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Dün akşam haftalık alışverişimizi yapmak için Wunsel denilen alışveriş merkezine gittik.Biz AH denilen buranın Migrosundan alışveriş yapıyoruz son bir yıldır.İki haftadırda bütçeye dikkat ediyoruz dedik C1000 açılmış orası daha ucuz olur gidelim bakalım dedik. Alışveriş yaptık eksikler kaldı ben tamam yarın super de bor yaparım dedim eşim yok AH ye gidelim hem fiyatlara bakıcam ben dedi. Ben eksikleri tamamlıyorum bu geldi ben 'kendimi evde gibi hissettim' derken aynı anda o da. Bana döndü canım denedik biz burayı seviyoruz zaten fiyatlar da farklı değil biz yine AH cı olalım dedi.Çok güldük yol boyunca.
Dip not: Balım boracığıma söyle ingilizce böyle gülünüyor :)

Resimdeki pasta Debbie'e Brown dan mouse house.

12 Eki 2008

Kay öteye misafirim var!!!!

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Ekim 12, 2008 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Bugün misafirim var. Son dakika misafiri aslında Pazar günleri misafir olayına (hem misafir olmaya hemde misafir etmeye) toptan karşıyım.Ertesi gün iş güç Pazartesi sendromumu yaşıycam.
Çocukluktan kalma alışkanlığım banyamu yapıcam. Dinlenicem kardeşim.
Eşimin ailesi araba ile İspanya'ya tatile gittiler.Dönüşte Eindhoven'dan geçicekler.Eşim bana söylemesede onları özlüyor. Dün onları arayıp konuşunca bana 'annemler burdan geçiceklermiş davet ediyim mi ? Yemek yapabilir miyiz ? diye sorunca.'Ne demek sorman bile ayıp davet et ayarlarız birşeyler ' dedim. Bazen melek miyim neyim anlamıyorum ... İşin şakası tabi. Sonra eşim bana 'aileye bakışımız ne farklı' dedi. 'sen hiç tereddütsüz davet et ' dedin bende 'benim ailem geçicek olsa bende davet ederdim canım ne farkı var'dedim. Bazen cidden üzülüyorum bu kadar mesafeli olmalarına. Bazen de işime gelmiyor değil.
Şimdi kahvaltı öncesi banyomu yapmış olan biri olarak hışımla mutfağa daldım. Kabak çorbam, tavukların içine saracağim kuşkonmazlarım ve kurutulmuş domateslerim,ev yapımı sarımsaklı fesleğenli tavuk marinem,salatam,yemek sonrasında servis edeceğim tiramüsum-umarım doğru yazmışımdır- hazır. Ara verdim. Ev toparlamaya girişmem,Patlıcan salatamın son rötüşunu yapmam,püre ve amerikn salatası için malzeme haşlamam lazım.
Dün şeker hamuru ile 'cadılar bayramı' temalı figürler yaptım.En kısa zamanda resimleri ekliyeceğim.

10 Eki 2008

Son Istanbul Kacamagimiz

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cuma, Ekim 10, 2008 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Evet, ne kadar “tembel” deseniz haklisiniz. Uzerinden 1 ay gecmis Nane Sekeri simdi yaziyor son ziyareti. Kusuruma bakmayin.

Agustosun 23 unde Istanbul’a gittim(geldim olmaz herhalde) esim benden bir hafta sonra katildi bize.

Ne cok ozlemisim ailemi dile kolay 9 aydir gorusmemisiz.Annem beni goz yaslari ile karsiladi.Icim burkuldu ama ne yaparsin.Durum bunu gerektiriyordu. Anne tarafinda herkesi ayni sofraya toplamayi basarmisti annem.Baba tarafimdan herkes tatildeydi L Ne amcalarimi,ne halalarimi nede kuzenlerimi gorebildim o taraftan .

Ruya gibi 2 hafta gecirdim. Bol bol gezdik.Disim ariza cikarmamis olsaydi daha da gezerdik ama.2 Hafta boyunca discime tasindim.

Saolsunlar tum takim o kadar isi 2 haftada bitirdi. Agrisiz sizisiz. Benim fobimdi disci. Taki kizkardesim simdiki dis hekimimizde tedavi gorup bize tavsiye edene kadar.Bende arkadaslarima tavsiye ettim.Ciddi rakamlar olmasina ragmen simdiye kadar cok sukur giden memnun kaldi.

Boncugum kiz gecesi duzenledi. Kankam Kiyoki,Tubim,kuzenim Muju ve kardesim Dido cocuklari unutmayalim Bora ve Chris.

Oyle iyi geldi ki anlatamam. Ne ozlemisim kizlari.

Birgunde Dido ile alisveris yaptik oda guzeldi valla.Eve bir kac esya aldik.Alisveris arkadasim olarak Bora’yi istedim.Zira kendisi ile bir havlu muabbetimiz oldu gulmekten bayilirsiniz. Ben minik el havlularini severim. Tepe Home’da kenarli isli havlulari buldum.Didem telefonla konusuyor,bu da benim yanimda duruyor. Bora dedim ‘bu havlular nerde goruyormusun?’.Bu bakindi buldu “Ben bunlari begendim sence’ dedim bana “bende sunlarida begendim bence hepsini al teyze’ dedi.Oohhh be dunya varmis..’ annen olsa Bora bana aldirmazdi bundan sonra sen benimle gel beraber alisveris yapalim cok zevkli bir alisveris arkadasisin’diyince bu ‘ Olurrr.’ Dedi.

Dideme anlatinca beni satiyor musunuz diye takiliyor bundan ses yok sahiden saticisin Boracim.

Birde yemek kitabi maceram oldu.Kitapciya gittik ben kitap aliyorum bu kosarak geldi “anne bu kitabi alabiler miyiz?’ didem “ Boracim bu hafta ise gidemedim o yuzden paramiz yok gelecek hafta calisip para kazanayim bakariz’ dedi bu “peki” deyip aldigi kitabi yerine birakti.

Ben dahil annem Ayse hepimiz “Didem valla senin otoriteni sarsmamak icin kendimizi zor tuttuk nasil kuzu gibi tamam dedi” diyince Didem “bana da zor geliyor ama alissin istemiyorum” dedi o zaman kardesim gozumde biraz daha buyudu.Borayi cok guzel yetistirdi.Cok taktir ediyorum.

Annemin tavsiyesi uzerine IsBankasi Yayinlarinin cikardigi “ Dunyanin en guzel kurabiyeleri” ve “Dunyanin en guzel tatlilari” ni satin alirken “Italyan yemeklerinide” aldim ayni yerden. Annemde Boraya puzzle li kitap. Bayildik kitaba neler cikmis diyo insan.


Boranin heryere goturulen “Tubitak” kitaplari da gercekten cok hosuma gitti.Bora oradan bir suru seyi bize anlatti.Anlamasa bile Edward’a bile acikladi,gosterdi,yorumladi.

Aldigim kitaplardan biride zeyanin sayfasinda gordugum Zeynep Tunuslu’nun “13” adli kitabi idi. Zevkle okudum Zeyacim.

Su ara Murathan Mungan’in “Kullanilmis Biletler” adli kitabini okuyorum. Basta hosuma gitti hatirladigim filmler yorumlar vs simdi biraz agir geldi acikcasi cok tekniksellesti.Bitiriyim yeni bir kitaba baslamak istiyorum.



Disci randevularimin arasina kisa sehir turlari,iftar yemekleri,alisveris sigdirmayi basardim.puffff..Masaj bile yaptirdim dusunun yani.

Ilk kez Sehir Hatlarinin “ Bogaz Gezisine” katildik.Edward’I gezdirme faaliyetlerimiz arasinda.

Cok memnun kaldim diyebilirim. Anadolu Kavagi’nda inip ‘Yoros Kalesi’ne ciktik.ciktik derken bir vasita filan soz konusu degil o sicakta tirmandik o kadar yolu,ben iflas ettim ham obez vucut.Boranin giki bile cikmadan kendi basina yurudu,o yokusu annesinin elini tutarak sizlanmayarak kucak istemiyerek cikti yavrum.Donus yolunda pestil uyudu annesinin kucaginda.Ufak bir kazasi oldu kuzumun onun disinda keyfi iyiydi.

Bir gun cok sicak evdeyiz.Edward ile ikisi icerki odada top oynuyorlar vakit epey gecti bu hic yanimiza gelmeyince dido iceri gidip “tuvalet” hatirlatmasi yapti. Dondu guluyor ‘benim oglan edward’a derdini anlatmis tuvalet ihtayicini gidermis’ dedi. Hepimiz sasirdik sira esim Turkce bilmiyor bu ingilizce tarzanca anlasmislar.Aksam ben esime sordum nasil anlasabildiniz mi diye.Evet cok eglendim Bora ile dedi.

Tuvalte gitmek istedi beni aldi pantalonumu ac diye gostermis halletmisler.Ellerini bile yikamislar.Taktir ettim acikcasi.

Esim simdi Turkce ogreniyor ve zevkleniyor Borayla konusabilecek diye.Bora’yi daha annesinin karnindayken ultrason goruntusunden biliyor.Ve onu cok sever.

Bir gezimizde ‘Istinye Park’ a idi.Edward meshur TOMTOM’u kurdu.Bizi tam onune cikarti o guzel alet. Ama bir ara odum koptu,dar sokaklar mi dersiniz toprak yol mu hepsinden gecirdi megerse-kisa yolu-secmis.Kiz kardesim istiyor kendisine bir Tomtom.

Iftar yemeklerini unutmamak lazim.Teyzem ve Fatma yengem dokturmuslerdi

Donusumuz 2 kilo artiyladi.Kendilerine katkilarindan dolayi tesekkur ederiz.

Donusumuz herzamanki gibi muhtesem oldu 60.4 kg 2 bavul 2 el cantasi.Allahtan Pegasus ile ucuyordukta hakkimiz kisi basi 30 kg.



Sizi resimlerle basbasa birakiyorum.

İstanbul Kacamagimiz

7 Eki 2008

Amstelveen izlenimleri

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Ekim 07, 2008 6 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Ev arayışındayız.İçimize sinecek içine girer girmez evet bu ev diyeceğimiz cinsten.Geçtiğimiz hafta sonu 'open huis' günü -Açık ev- günü vardı.Beğendiğimiz evleri sıraladık.Sevgili eşim 4 en fazla 5 ev görebiliriz süre kısıtlı dedi demesine de yine ekstradan bir beş ev daha koydu kenara.
Biz kalabalık olur diye düşünmemize rağmen 11.00-15.00 arasında süren bu etkinlikte evlere ilk giden hep biz olduk.Son eve vardığımızda 15 dakika vardı.o seçilen 5 evin üzerine evi daha gördük.
Sonuç mu müthiş bir hayal kırıklığı. Kiminin içerisi felaket kimisi küçük mutfak ve banyolara değinmiyorum bile.Son girdiğimiz evin içi muhteşemdi. Ama çevresinde apartmanlar.Sevimsizdi anlıyacağınız bahçe minnacık.Kendi evimiz sevimli geldi desem yalan olmaz.O evlerin yanında bizim kibrit kutusu saray gibi geldi bana :)
Başımızdan geçen bir konuşma ' Mutfağınız çok küçük?' diye sorduk ev sahibine cevap biz 'iki kişiyiz yetiyor.Ayrıca mutfağı genişletebilirsiniz'.Salona geçiyoruz bize bahçeyi gösterip ki cidden çok büyük ve güzel bir bahçe idi ' buraya kadar uzatabilirsiniz salonu yada garajı salona ekliyebilirsiniz.' bitti mi sandınız yanıldınız. Yukarı kata çıkınca harap bir halde banyo 'bize yetti siz yerden ısıtma yapıp küveti kaldırabilirsiniz.' yatak odasına giriyoruz tek yatak var hemen 'yan komşularımız burayı uzattılar uzatılınca oda büyür'. Daha sonraevin çevresini gösterdi vebeyefendiden ayrıldık.Eşim bana 'yapılacak bu kadarçok şey varken bu fiyat abartılmış . Bu fiyatı verirken bunları yapmış olması lazımdı 'dedi.
Bakalım bizimde sıramız gelir diyorum.Kısmet diyelim.
 

Nane Şekeri Copyright © 2011 Design by Ipietoon Blogger Template | Illustration by Enakei | Gossip Celebrity