Hayata Dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayata Dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mar 2012

Best'te dort mevsim

Evi aldik neredeyse 4 mevsim gecti hala tasinamadik. Ama ben hala umutluyum. Yazin geceriz diye teyzem sonbahar diyor. Bakalim Kismet :)


Best'te Yaz

 




Sonbahar

Maalesef yapraklarin yerde oldugu fotorafi bulamadim :(


Kis


Ilkbahar

23 Mar 2012

Yep yeni bir urun

Bu sabah Eindhoven istasyonundan ise giderken daitilan bu kutulardan birini bende aldim. Iyi ki almisim. Bedava yag diye aldigim kutu aslinda promosyon kutusu imis. Icinden deneme boyu kahvalti yagi+mini bagel+pecete+plastik yag bicagi cikti.Hos bir tanitim olmus diye dusunuyorum.


21 Mar 2012

Ertele ertele, nereye kadar...



Uzun zamandir kafamda aslinda herhalde son 10 yildir bu moddayim ama cozum getirmiyorum kaliyor.
Erteleme... evet hayatimda bircok seyi erteledigimi yillar once fark ettim ancak fark etmek yeterli olmuyor maalesef birde caserine bakmak lazim.
Bende artik erteleme olmasin dedim. Bir yerden basliyim nereye kadar hayati erteliyorum.
Oncelikle yillardir erteledigim su kilo verme isine el atiyorum. Ciddiyim bu sefer biyik alti gulmeler, imali laflar istemiyorum (Sari kuzu sen kendini biliyorsun :) )
Kendime ilkokul defteri gibi iddiasiz bir defter aldim tek ortali oyle super kagida basili aksiyon bir defter degil. Cizgili kalin kalin. Ne yiyip ne ictigimi saatleri ile,gunleri ile porsiyonlari ile yazacagim.Ayrica yaptigim hareketleri felanda not almayi planliyorum.
Spor kiyafetlerimi,spor ayakkabimi ayarladim.Yuruyus yaparken dinlemek icin ipodu mu bulup sarj etmek istiyorum.Wii'min pillerini yeniledim. Egzesiz cdlerimi cikarttim ortaya. Bu aksam cati katini supurecegim orayi gecici olarak spor salonum olarak kullanacagim.
Su sisemi cikarttim. Daha bol su icecegim.
Bir de motivasyon cd'im vardi Nil Gun onu da buldum komidinimin uzerinde beni bekliyor.

Bakimlarimi cok ihmal ettim gene. Maskelerim,sac boyami cikarttim. Bu aksam sacimi boyamayi planliyorum.
Su kopuk boyalarla isim bayagi bir kolaylandi.

Manikur ve pedikurumu maalesef su an kendim halletmek durumundayim.Bayagi zor benim icim. Istanbul'da iken kendime bir ton flor mar oje satin almistim.Kirmizinin nar cicegi tonunda bir oje aldim bayila bayila suruyorum.Kurutma spreyine bayildim.Ikinci alarak yedekledim.

Hollandaca'ya egildim. Uzun zamadir fazla birsey yapmamistim. Simdi hergun en az 25 kelime ezberleyim 30 dk Hollandaca tv seyrediyorum. Kendimi kotu hissediyorum 5.5 yil oldu artik konusuyor olmaliydim. Cok utaniyorum.

Evimiz halen yapim asamasinda ufak tefek esyalar aliyorum guzel fiyata bulunca. Indirimleri filan takip ediyorum.

Kitap okumayi da cok boslamistim. Yeniden baslamayi planliyorum.Amazon dan kendime yemek kitaplari ismarladim evet yine :)
Sanirim 100 kadar yemek kitabim var. Herbirine bayiliyorum.Biraz onlardan yemekler pisirmeyi planliyorum. Yemek bloguma yazarim denemelerimi.

Kart yapma isini resim albumleri vs hep birakmistim yeniden asiliyorum. Ilk projem bir iki gune kalmaz detaylari ve resimleri ile paylasacagim sari kuzumun karni burnunda partisi icin tesekkur kartlari.
Birde sarikizimin danasinin dogum gunu icin davetiye hazirlamayi planliyorum.
Irlanda gezimiz icinde guzel bir fotograf albumu planladim kafamda.

Esim gecen yil dogum gunum icin Nikon fotoraf makinasi almisti. Simdi onu kullanmayi ogremmeyi planliyorum.Blogumda daha fazla fotograf paylasmayi planliyorum.

Ertelemeyi birakacagim bir kalemim daha var. Mektup yazmak oyle ustunkoru e.mail sms degil kagit kalem ile mektup yazmak.

Sonra Kiyokimin hediyesini gonderecegim canimin dogum gunu geceli ay oldu ben hala postane yapip gonderemedim kizin hediyesini.

Artik ERTELEMIYORUM.......

8 Ağu 2011

Kredi Karti Magduru




Yillardir Kredi karti kullanir,odemelerimi hic aksatmadan yaparim.Simdiye kadar  kartini kulladigin bankalar ile ilgili hicbir problem yasamamistim. Simdiye kadar.Seninle yilan hikayesine donen kart hikayemi paylasmak istiyorum blog.

Hikayemiz  17 Haziran 2011 Cuma gunu Turk cep tlf gelen sms ardindan aranmamla basladi. Suresi dolmak uzere olan B***s kartimi teslim etmek uzere ulkemin nadide kurye sirketlerinden A*ktif kurye gorevlisi arkadas kartimi teslim etmek icin beni lobide bekledigini soyledi tlf. Bende kendisine artik yurt disinda gorevli oldugumu kartimi teslim alamiyacagimi bildirdim. Adres degisikligi ve teslim bilgisi icin mutlaka bankami aramami tembihledi kurye gorevlisi. Bende tatil donusu solugu telefonda aldim. G*** bankasini aradim. Yurtdisina kurye gondermediklerini iletti yetkili arkadas , bende kiz kardesimin is adresini verip teslimatin ona yapilmasini istedigimi soyledim.Adres degisikligi yapildi kuryeyi aramami teslim alacak kisinin bilgilerini iletmemi soylediginde takvim 20 Haziran 2011 Pazartesi idi.
Kuryeyi aradim 1-2 saat sonra kurye sirketinden ilgili arkadas daha bankanin kendilerine bildirim yapmadigini ertesi gun aramami rica etti.
Aradim…. Neyse degisiklik talebi ulasmis ancak bu arada kart ev adresime gitmis yani baska bolge L
Kartin oradan gelmesi icin 1 hafta bekledim, gene telefonla arayarak bilgi almak istedim kartin acentada oldugu bilgisini paylasti yetkili arkadas!!! Tum secere ile birlikte ama kuryeye cikamadi bir turlu…

Tam bir ay bu telefonlasma devam etti. Sonunda bankayi sanirim 7. Yada 8. Kez aradigimda sanirim sinir krizi geciriyordum,yetkili arkadas halime acidi karti iptal edip yenisini bastirmak icin talep girdi.
Bir hafta sonra yeniden aradigimda kartin yine nadide sirket A*tif Ileti yada Kurye nemerem ise ona verildigini ogrendim.En son sanirim telefonda agliyordum  yada sinir sinir guluyordum hatirliyamiyorum.
Ve tahmin edilecegi uzeri son bir kez kuryeyi aradim bana demezler mi 23.11 de kart teslim edilmek uzere is yerine gidilmis ziyaret gerceklesmis dikkatinizi cekerim ama kimse beni tanimiyormus teslim edememis. Agliyim mi guleyim mi?bilemiyorum tabiki o saatte kimse ziyaret felan gerceklestirmez muhtemelende o saatte sisteme girilmis.

2 hafta once aradim bankayi karti iptal ettirdim.Sinir hastasi olucaktim yoksa. Birde musteri hattini aradigim icin utanmadan bana ‘’ size sunulan hizmetten’’ memnun kaldi iseniz E yazip xxxx gonderin diyor.

Aglamak istedim. H yazip gectim. Ilk is arayip karti iptal ettim .Istemiyorum artik kartinizi diyerek.Hergun kartin limitini arttiralim diye sms geliyor digger kartlarima (ki bu kartin limitini arttirmam icin de her ay mutlaka ariyorlardi) ihtiyacim olursa digger kartlarimin limitini yukseltirircem.Bu ne yahu. Sinirimi ancak yatistirdim.

14 Tem 2010

Biliyorum aksattım sana yazmayı



Affet beni blog ama nasıl bir koşuşturmadır nasıl bir değişimdir yaşadıklarım bende ucunu kaçırdım.Ağır aksak giden işler bile beni bitirin diye sıranın başına geçiyor.
En son anneciğimi misafir ettiğimi yazmışım sana resimlerle süslemişim seni.
Aslında o kadar çok şey var ki sana yazacak.
Öncelikle küçük prensimizi evlendirdik.Canım benim çok yakışıklıydı kuzumuz.
Hep iyi dileklerle anneciğim evdeki son kuşunu da yolcu etti.
Ufak tefek aksaklıklarımız oldu ama nazar boncuğu olur her güzel şeyin ben öyle düşünmek istiyorum. Elbise bakmaya fırsatım olmadığında internet yardımıma koştu millet yapma etme dedi ama ben cesurum ya aldım bak bu elbiseyi.Kızdaki gibi durmadı aman boşver hiç açma o konuyu ama güzel durdu.
Öncelikle yüksek ökçeli şık bir ayakkabım vardı gece başlarken ayağımı burkunca atkılarından biri koptu maalesef o da hareketimi biraz kısıtladı. Pek milletle beraber olamadım blogcum yağmur başlayınca masalar arasındaki trafikte şemsiye altında kalmak için azaldı.
Ama çok güzellerdi blogcum Allah mesut etsin.
İkinci haberime gelince İsviçre tatilini ertelemek zorunda kaldık. Viritük bir rahatsızlık sebebi ile motoru bozduk.Ben 2 günde kendimi kaldırdım ama sevgili eşim o kadar şanslı - yada istekli:) - değildi.
Bizde tatile 21 Haziran da gittik. İyi de oldu havalar da biraz düzelmişti. O tatili şöyle bir ayrı anlatacağim be blog.
Şimdi başka bir heyecanımız var hayallerim gerçek olucak gibi bakalım bekliyoruz :)

Bir sonraki yazım İsviçre tatilimiz bu sefer ayrıntılı yazıcam ama blog not aldım :)

15 Eki 2009

Nazar Degdirdik


Nazar degdirdik gercekten. Arabamizi yaklasik 3 ay kadar once aldik.Bundan onceki arabamiz Golf’un ilk otomatik vitesli arabalarindandi.3 kapali son derece temel open roof eski pusku bir arabaydi.Amsterdam’a tasiniriz esimin ulasimi zor olmasin araba ile gidip gelsin diye iyi bir araba baktik aylarca bir suru garaj gezip ta hayal kirikligina ugramisken son gittigimiz garajda karsimizda idi. Rengi ile konforu ile fiyatiyla bizi vurdu.Esim hayatinda ilk kez bu kadar genc bir araba aldi 2002 aralik cikisli Citroen C5 stationwagon.3 kapili tikis pikis milleti gezdirdigimiz Golfumuz rekor bir surede ilani yayimladiktan tami tamina 2 saat sonra satildi.Arabamizi cok sevdik biz. Ve yagmurlu bir gunun ardindan otoparka girerken arabamiz islak zeminde kayip bariyere carpti. Ve sonuc :Yillik kontrol icin garaj ile gorusmeden donen esim tekrar garaji arayip, ‘15 dakika once yillik bakim icin randevu ayarlamistiniz hatirladiniz mi ?’ ‘Evet iptal mi edeceksiniz?’ ‘Hayir arabami carptim tamire ihtiyacim var.” ‘Ok sigortayi arayin bizde gelip arabayi alalim size gecici bir araba vericez’ Hala gecici arabadayiz esim mizmiz cocuk gibi her sabah ‘arabami ozledim’diye soyleniyor. Icimden ‘Ben de’diyorum. Bekliyoruz.

18 Eyl 2009

Kredi Kartı Çilesi


Kredi kartı Hollanda'da çok kullandığım birşey değil Türkiye de isem yada internette sanal kart dışında pek de kullanmıyorum.
Maalesef traji komik olayı mutlaka sizlerle paylaşmak istedim.
Benim adı lazım değil bankasından çok ufak limitli bir kartım vardı. Yeni bir programını seçtim yurtdışında yaşadığım için kolaylıklar sağlayan daha fazla puan para kazanabileceğim. Akabinde kartım ailemle yaşarkenki adresime anneme telim edildi.Hemde bir hafta gibi kısa sürede. İstanbul'da iken kartımı aldım kullanıma açtım ve güzelce harcadım. Arkadaşım kart limitini doldursun diye ek kart çıkartmak için form doldurduğum zaman kart limiti arttırımı içinde başvurdum.Bu arada soyadım kızlık soyadım olarak geldi yeni gelen kart bende telefon bankacılığını aradım doğal olarak çünkü tüm hesap bilgilerim yenilenmişti.Kimlik bilgilerim vs vs.Güvenlik nedeni ile yurtdışı adresim kullanılamıyor ancak özel taleple çalıştığım adrese teslimini sağladılar.Maalesef eşime gelen kartta eşimin tüm isimleri sıralanmış soyad yok. Gerisin geriye iade.Bu arada eşimin kartı Hollanda ya iş yerime teslim ediliyor ama benim kartım ailemin adresine. Limit arttırdık eşimin yeni kartı geldi biz mesut bir şekilde Antalyaya gittik kartı verdim kart blokeli dedi kasadaki çocuk bende bir atm e gittim şifremde mi hata var kontrol edim diye çaaat kartı aldı. Hemen telefon bankacılığını aradım.
Görevli arkadaş sıkıcı bir ses tonuyla adeta çocuk azarlar gibi 'Hanımefendi size yeni kart gönderilmiş' ben atladım hemen 'evet' aldım.Karşıdaki azarlayan ses !' HAYIRrrr' almamışsınız 'dolayısı ile bloke edilmiş kartınız teslim alınmadığı için' dedi aynı ses.Ben artık kekeliyorum 'hatanız var eşime yeni kart istemiştik geçen hafta geldi' karşıdaki eleman ' aynı gün size de yeni kart gönderilmiş hn efendi' ben hala karşımdaki sesi sinir edeceğimi bile bile 'tamam anladım da niye yeni kart gönderdiniz yoksa soyadı değişkliğimimi yaptınız sonunda' . Karşıdaki ses bayılmış vaziyette 'hayır hanımefendi kartınızın süresi dolmuş ondan' bende patlama noktasındayım ' nasıl olur beyefendi 1 ay olmadı kartı göndereli..' bende sinirler geriliyor.Neyse konuşuyoruz makinenin kaptığı kartı kullanıma kapatıyor ben öyle anlamışım meğerse kartı çat kapatmış.. Bende adres değişikliği için müşteri temsilcisi arkadaşa aktarılıyorum.Konuşulan ikinci kişi.
İyi günler ben S... nasıl yardıcı olabilirim durum onada açıklanıyor personel olduğum vs vs neyse sonunda vatandaşlık numarası isteniyor yanımızda olmadığından işlem yapılamıyor. Bay geldi değil mi. Bana da o an öyle gelmişti ama hala diyorum güvenlik sebebi ile o insanların ne suçu var.
Ertesi gün yeni bir gün bir şans daha verelim arıyorum gene telefon bankacılığını neyse bağlanıyorum durum açıklanıyor gene karşımdaki ses hafiften öğretmen vaziyetinde biraz daha azarlanıyorum sesimi çıkartmıyorum adresi 15 dk hatta bekledikten sonra alıyor.
Dün Aktif dağıtımdan 2 adet dikkatinizi çekerim 2 adet farklı kurye numaralı gönderi adreste olmadığımdan teslim edilemediği bilgisi geliyor. Adres .... bank n.v. a.plein 1 ams istanbul kadıköy
ve kurye bana BU ADRESTE bulunmadığım için gönderiyi teslim edemediklerini söylüyor.
Kardeşim sen bu adresi nasıl buldun önce onu söyle bir bana. Gene aradım tlf bankacılığını gene açıkladım bu sefer demezler mi 2. kart siz kartınızı makinede olduğunuzu söylediğiniz için gönderilmiş diye ÇIĞLIK anlıyacağınız toplam 1 saatten fazla 4 farklı elemanla görüştükten sonra hala kartıma kavuşmuş değilim. Siz olsanız ne yapardınız. :)


Not : Cuma günü kartları şubeden bir arkadaşıma teslim ettirmeyi başardım bir ton yazışma çizişmeden sonra. Kartım iptal edildiğinden eşimin de kartı yenilenmiş. AMA hala benim soyad değişmemiş. Şimdi onun için yazışmaya başladım bayramdan sonra halledeceğiz inşallah :)

10 Eyl 2009

Bir devir kapanirken


Onu ilk gordugumde ciplak sevimsiz bir kafesin icindeki tek tunege tunemis merakli gozlerle etrafina bakiyordu. Biz hepimiz (annem, sarikiz ve ben) tepkiliyiz.Birkac gun once kiz kardesime dunyalar guzeli mavi bir muabbet kusu alinmis adi Mavis evin bas kosesinde kurum kurum oturuyor. Babacigim buncagizi atalyoden getirmis.Annemin evde ikinci bir kuşa ne gerek var demelerine bizim çemkirmelerimize rağmen hemde. Nasıl bakımsız nasıl çirkin gozukuyor anlatamam aradabirde hapsiriyor. Ben bunu kafesten cikartip kafesi temizlemeye giristim bir baktim basimdan omuzumdan ayrilmiyor gagalama yok kendini ciddi ciddi sevdiriyor. Acayip isindim bu yesil kusa. Adi Tarzan’di daha yavruydu bize geldiginde.Tarzan ne kadar sevecen ne kadar uyumlu ise Mavis’te o kadar aksi sikintili kasinti bir kustu yanyana koyduk. Onceleri Tarzan’I hasat etti mavis ama sonra o da ona alisti hatta onu arar oldu,baskasi ile oynar ise kiskanirdi. Biz bu iki kafadara gozumuz gibi bakardik. Gece uzerlerine yaz oldugu icin ozel carsflari ortulurdu(kardesimin bebeklik carsafi) mutlaka yikanma havuzu konurdu gun icerisinde serinlesinler diye.

Sularini yenilerdik. Gaga tasi oyuncaklar vs vs…

Birkac hafta sonra Tarzanin hapsirmasi ishale dondu iyiden iyeye hastalandi. Keyfi kacik disari cikariyoruz ucmak istemiyor direkt kafese girip siniyor. Bir sabah Istanbul’a inmisken pat kafesteki tunekten dustu. Hemen Suadiye Hayvan hastehanesini aradim. Durumu anlattim bir muayyine ucreti soylediler dudagim ucukladi.Sonra aklima Suadiye hayvan klinigi geldi. Aldik sarikizimla hastamizi yuruduk gittik nasil sicak yaniyor Istanbul anlatamam kanter icinde vardik Klinige kucucuk bir bekleme salonu vardi hatirliyor dunya tatlisi gencecik bir veteriner bayan bizi kocaman bir gulumsemeyle karsiladi. Hic usenmedi ufakligimizi muayyene etti.Ilac veriririm ise yarar yanliz biliyorsunuz bu kuslar piyasada cok komik paralara satiliyor ilac parasi ile yeni bir tane alabilirsiniz ama anladigim kadari ile kendisini cok seviyorsunuz lutfen yanlis anlamayin diye acikladi durumu.

Bazi hayvan sahipleri bu kadara ilac mi olur diye tlf acip saydiriyormus. Ne tuhaf bir durumdu. Bize hayvan icin ilaclarin Erenkoyde bir eczanede bulunabilecegini soyledi.Vitaminli barlardan asin gucunu toplar diye tavsiyede bulundu.

Kiz kardesim onu eve goturdu bende eczanenin yolunu tuttum.

O aksam yazliga donduk iki kafeste bizimle beraber. Hemen ben icmesi icin suluga ilaci koydum bizim ki hic orali degil benim o kadar uzuldugumu goren annem bir damlalik buldu zorla iciriyoruz sudan buna.

Hic unutmam cay koyuyoruz bazen ishali icin ben icmiyor diye seker ekledim buncagiz sen hem ic hemde yikan o cay ile bir geldim tuyler kalmamis ciglik ciglaga Tarzan oluyor diye agliyorum anneannem minnosumuz sevmez hayvana dokunmayi felan o bile benim cirpimmama elini kafese daldirip bunu tutup kizim tuyleri yapismis bak silince duzeliyor diye acikliyor,

Yillarca ben ders calisirken kalemlerimi siraladi. Bana ‘tatlim canim diye yandirdi. Kendini minciklatir insanin icine almasi gelicek kadar sicak kanliydi.
Once Mavisi kaybettik tirnaklarini kisalttirmak icin Bayramoglunda bir veterinere goturdugumde can verdi.Kalbi durmuş korkudan veteriner öyle demişti. Takside ne aglamistim.Yanliz kaldi Tarzan mahsunlasti. Bu yil 15 yasinda olmustu.Ocak ayinda artik titremeleri ile yasliligin son demlerindeydi.

Haziran’da Istanbul da iken ilk kez kafesinin yerini bos buldum . Annem ve erkek kardesim yanindayken son nefesini vermis.

Kuzumu annemin yardimcisinin esi gommus. Uzuldum sevdigim birini kaybettigim icin.Hatta yine ağladım ama gene beni gülümsetmeyi başardı.Hala o boncuk boncuk gözleri ile bana bakışı tatlım diye seslenmesi kız kardeşimin ıslığını taklit etmesi geliyor aklıma.Hiç kedim yada köpeğim olmadı bir tank dolusu balığım oldu,su kaplumbağam ama Tarzan benim sevdiğim sarmaladığım yakışıklı prensimdi. Umarim guzel bir hayat yasatabilmişizdir kuzumuza.

Gule gule Tarzanim.



Dip Not: Bilinen muabbet kusu hayat suresi 11 yildir.

25 Ağu 2009

Bir İstanbul Ziyareti

Yazicam yazicam dedim hicbir sey yazamadan gecirdim su son bir ayi. Iste yogun olmam bir sebeb olmamali.Artik bahaneler yaratmak istemiyorum.

En son Istanbul ziyaretimi yazicaktim. Oradan basliyayim diyorum.

Cuma gece yarisi vardim havaalanina sevgili kardesim ve annem karsiladilar beni.

Ne cok ozlemisim annemi kokliya kokliya birhal oldum. Kardesimde artik buyudu He-man yada Transformers degil ilgi alani,simdilerde varsa yoksa ismi kadar zarif simsicak sevimli bir genc bayan. Istanbul’daki ilk Pazar’imda kendilerinin nisan torenine katildim. Ne guzel oldu tum amcalarimi,halalarimi teyzemi dayilarimi vs vs bir elden gordum.Hasret giderdim.

Kardesimi o kadar mutlu gordum ki bende mutlu oldum.Darisi tum sevenlerin basina.

Ziyaretimin bir diger guzel haberi ameliyat olmadim Bende Myom illeti var.

Bu Istanbul ziyaretimde sevgili Gokce ile tanistim. Ne kadar mutavazi ne kadar neseli anlatamam.

Tam hayal ettigim gibiydi.

Bir diger guzel olay ise bu sefer bol bol kitap aldim. Aldigim kitaplardan biride Elif Safak’in ASK romani idi. Elimden birakamadim. Bayildim siddetle tavsiye ederim.

Yemek kitaplarini ihmal etmedim. Simdi hayalimde guzel,sik ve saglam bir Kutuphane var.Mumkunse yeni evde oyle bir oda hayalim var.

Esimin geldigi gun yazlikta “Bayramoglu-Yelkenkaya” barbeku partisi ayarladik. Bacanin temizlenmemis olmasi sebebi ile Mangal partisine dondu.Cabalayan herkese gonulden tesekkur.



Esim de ertesi hafta bana katilinca gezi yapmak sart oldu bizde Safranbolu’ya gittik.

Magara gezisi,eski konaklarin birinin icini gezip kalesini de gezince o meshur lokumlarindan tadipta yemeklerinin keyfini surunce.Esimin gezme planlari depresti Turkiye’yi daha cok gezmek istiyor kendisi.

Ailecek Polenezkoy gezisi yaptik. Cok guzel bir ortamda ogle yemegimizi aldik. Tomtom sagolsun bizi istedigimiz her adrese goturdu.Ikea gezildi.

Sarikizim ve enistem ile surekli Nevizade planlari yapiyorduk uygulamaya koyduk. Mujucum ve ekurisi Kiyokim de bize katildi. Ilerliyen saatlerde erkek kardesim de nisanlisini alip gelince keyifli bir aksam gecirdik. Biz geceyi erken bitiremedik gencler gibi Beyoglu’nun sokaklarinda yururken eski bir parca dikkatimizi cekti baktik bir bar “45’likler” bir girip bakalim dedik iyiki girmisiz 60-70-80-ne ararsaniz var o kadar guzel muzikler arkadaslar tepindik dansettik. Geceyi noktalarken herkes “yine yapalim” sozleri ile vedalasti.


Veda yaklasinca gene bir fena olduk.Huzunlendik bir seferki gorusmeye kadar dedik sarildik kenetlendik birbirimize.

22 Şub 2009

Ben Kimim ?

Çok ara verdim gene.Oysa yazacak ne çok şeyim vardı en başta 36 yaşımda oldum. İkincisi işte değişiklikler yaşadım üçüncüsü Kız kardeşim ailesi ile bu bahar bize ziyarete geliyor.
İstanbul dönüşü biraz buruktu benim için. Maalesef ultrasonda myom tespit edildi şu an 2,5 cm ama büyüme eğilimi var dedi doktor.Başta kesinlikle kilo vermeden bebek düşünme diyen doktorum çocuk istiyorsan hemen denemelere başla dedi. Gerildim biraz sıkıldım. Eşimi düşündüm hemen. Planlarını kendi planlarımı vs vs... Bebek istediğimi biliyordum ama eşim bu işte biraz çekimserdi hep. Bahaneleri sıralardı daha oturum iznini almadın,işte kontratın yok vs vs... Yeni eve taşınmak maddi sorumlulukların artması onu korkutuyor en önemlisi bebeğin sorumluğu düşündürüyor.Bunaldığınızı yorulduğunuzu hissettiğiniz zamanlar oldu mu hiç ben öyle bir devredeyim sanki. Bir yandan eşime kızıp bir yandan hak veriyorum. İnsanların söylediklerini düşünmemeye çalışıyorum. Ama zor be yaban ellerde. Tam döndüğüme rastlıyor Canan Erçetin'in Ben Kimim şarkısını dinlemem.Şu dörtlük o kadar iyi anlattıyor ki benim hissettiklerimi

Geçimsizim bugünlerde ,
Kimsesizim bu yerlerde,
Değersizim bu ellerde,
Çaresizim................

Geçimsiz olmak istemiyorum. Kimsesiz de hissetmek istemiyorum.Değersiz olduğumu aklıma bile getirmek istemiyorum.Çaresiz olduğumu düşünmek bile istemiyorum.

Sanırım ben o hepimizin yaşadığı zamanlardan birine geldim.

Şimdilik ruhumu rahatlatmaya çabalıyorum. Bu haftasonu evi düzenledim,temizledim,süsledim...
Kendime spa uyguladım :) Yüz maskeleri,manikür pedikür saçlarıma fön çektim.
Tonlarca ütü yaptım.Yemek pişirdim.

Ya birşeylerden kaçmaya çabalıyorum yada kendimi kandırmaya çabalıyorum.

Bildiğim tek şey sanırım benimde artık bencil olma zamanım geldi .




16 Oca 2009

İstanbul'dayım...

Başlığa aldırmayın... İstanbul daydım :) Hala orda olmak istediğimden öyle yazıverdim,mazur görün rica ederim.Kimi zama deliler gibi gülüp konuştuğumuz kimi zaman hüzünlü anlarımızla 2008 i uğurladık.
Kısaca sizlere İstanbul seferimizi anlatmak istiyorum.
Noel'in ertesi günü 27 Aralık 2008 Cumartesi uçucaktık. Çok sevdiğimiz kardeşlerimiz gibi olan (ne zaman tanıştığımız bir muamma ailelerimiz komşu bizlerde komşu çocuklarıydık) aile dostlarımızın küçük kızları evlendi tam da o akşam. Bizim ojinal plan uçağımız saat 18:00 de iniyor yedi gibi annemlerde oluruz giyinir yetişirizdi. Pegasus'un azizliği olup bir saat geçikince zamanla yarıştık ama ayağımızın tozu ile kendimizi düğün salonuna atmayı becerdik. (Bu arada bavula daha fazla hediye sokmak için uğraşırken bir takım eşyalarımı kenara koyup yanlış ayakkabı poşetimi almışım yanıma o da ayrı bir rezalet - İspanyol kalın ayakkabı modası geçmiş annem hemen o kadar güzel ayakkabın var giye giye bunu mu dedi haklı valla :) Ama oldu bir kere)Kimse bize dikkate etmez dedim ama millet oturmuş salon kapıya dönük gördüler valla. Birde katmerlisi çorabım kaçtığından kalın desenli çorabım olmasıydı herhalde. Ama herkesi gördüm. Gecenin en hoş olayı Halay çekiliyor eşim bizde girelim istedi. Ama daha yeni geldik felan fişman yemek yendi. Oyun havaları bir baktım benim ki kalktı piste girdi başladı dans etmeye mecburen eniştem ve erkek kardeşim yanlız kalmasın diye gitti artlarından da ben. Kendine o ufacık pistte yer açmış bizi de çağırıyor. Güzel bir geceydi.
Ertesi sabah bizim ufaklık geldi. Artık ufaklık diyemem büyümüş kuzum. Abi olmuş. Hediyelerle kendinden geçti.
Üzerinde Spider Man gece tulumu maskesi ile geldi. Kahvaltı için taze portakal suyunu heyecanla atılırken dökünce biraz moral bozuldu 'ben çıkıyorum kahvaltıdan'dedi. Sanki bir oyundaymış edasında. İngiltereden onun için getirdiğimiz Şövalye kıyafetine bayıldı.
Ahcı şapkası,krep tavası,krep kasesi,çırpıcı vs.. bayıldı duydum ertesi gün ailesine krepler yapmış Leia ablası ile.Ardından Edward ile wii oynadı (eşimin arasıra onu duymamazlığa gelmesinden şikayet etti ki eşim gece bana evet duymamazlığa geldim onun ayrı bir mii si olsun canım benim puanımı düşürüyor demez mi al burdan yak benim ki de koca çocuk :)
Elmo seyredildi.

Akşam kadim dostlarım Zeynep-David ve Ayşe-Müjü ile Victor Levi deydik. Güzel bir mekandı. Hoş bir akşam geçirdik.

Pazartesi günü kahvaltıdaydık.Ardından annem ve ben alışverişe Eşim eve Türkçe çalışmaya.
Mark & Spencer benim gibi şişko bir bayan için bir cennet. Çok cici şeyler aldım nede olsa bavulum bomboş Eindhoven da kaldı ya herşey :)
Akşam kardeşim bizi Köfteci Ramiz'de ağırladı.(Babam toplantıdan kaçamadığından Sahan planı iptal oldu)


Salı günü doktor randevularım vardı.
Akşam Go Mongo'daydık. Güzel bir başka akşamdı. Grup arkadaşlarımız (Annem,Teyzem,Müjde,Ayşe,Didom,Bora ve eşim)
Çarşamba günü son hediye alışverişleri için çıktım sokağa kuaföre felan eve geldim.
Akşam yemeği beraberce yedik sonra çil yavrusu gibi dağıldık. Biz yeni yıla kızkardeşim ve eniştemin tabi ki Borry nin evinde girdik.
Kuruyemişler içecekler felan derken. Ufak bir kaza oldu. Bende resimledim ev halkını. Merak etmeyin eniştem elinde elektrikli süpürge ile girmedi yeni yıla.
Bora hayatında ilk kez saat 12:00 ye kadar ayaktaydı coştukça coştu. ayşe ile kudurdular.
Resimler çekilde 2009 girmiştik bile.
Zamanın ne kadar hızlı aktığını düşündüm o an.

Yılın ilk günü geleneksel turumuzu yaptık.Kiyokim yine yanımdaydı :)

Yılın ikinci günü eşimleydim. Ortaköy gittik. Bir itiraf Ortaköye ilk kez gidişimdi.
Ardından tekne ile Kadıköy'e ordan Bağdat Caddesine ve tabiki klasik kebabçımız Tike ye gittik.

Cumartesi sabahtan eşimi yolcu ettik. Ben öğlenimi ve akşamımı kızlarla geçirdim.
Pazar film günüydü önce AROG ki ben beğendim.Annem bizi güveççide ağırladı. Enfes bir kağıt kebabı yedim.Akşam diğer grupla (Ayşe Müjde ve ben 3 şaşkoloz şemsiye ve berelerimizi unuttuk ayrı zamanlarda gidip teslim aldık adamlar demiştir salaklar) Issız Adam. Bu filmi de beğendim müziklerinide çok sevdim.Ağlamadım ama. Yılın ilk falını Müjdeciğime baktım. Bu arada İstanbul da fal da baktırdım. Ne demişler fala inanma falsız kalma.Ki çıkmaya başladı ne diyim artık.

Bir gecede Boncuğum bizi misafir etti. Doğum günü kutlamamı yaptık (Ben aslen 1 Şubat'lıyım ama İstanbul'da olamıyacağımdan).Ev yapımı pastam çok lezzetliydi. Teşekkürler Boncuğum. Tarif adaşıma aitmiş.


Chris ve Bora klasik vedalarını yaptılar 'ağlayarak' :) Bu resim bu vedadan çok önce çekildi.


Bana hediye edilen hırka tombul kol üstlerime olmadığından değiştirdim arkadaşlar aşağıda görebilirsiniz.
Not: Eşim kasten beni deniz anası gibi çekiyor gibime geliyor. :)

İstanbul'da sevindiğim en güzel şey muabbet kuşumun hala hayatta olması dile kolay 15 yıl (ki ömürleri 13 yıl deniliyor)
Kafasını çevirmeden yakaladığım bir pozu "tarzan" ın.


Sonra o gün geldi. Ben gene annemle,babamla,didomla ,teyzoşumla,müjümle,kiyokimle sarmaş dolaş oldum. Evime beni taşıyan uçakla oradan uzaklaşırken eşime yaklaşıyordum.
Hayat tuhaf birşey kuş misaliyiz. Bir orada bir burada :)

14 Oca 2009

Evde Noel ve Yeni yıl hazırlığı


Bu yılda kartlarımı yazdım binbir emek postaladım. Hala öğreniyorum kimi arkadaşımın aile dertlerimin kartları gelmeye devam ediyor . Komedi gibi.
Adettendir gelen kartlar bir ipin üzerine minik mandallarla tutturulur. Bu yılda tutturduk. Eşim biraz hüzünlü az buldu maalesef kartlarımızı. Yeni yıl ve Noel hediyelerini ben paketledim bu sene.Hiç üşenmedim süsledim minik toplarla değişik kurdelerle tahta süslerle. Etiketledim. Bir parçada sevgimi koydum hepsine.
Herkesin Yeni Yılı Kutlu Olsun.

Not : Bu sene kova burcunun senesiymiş tutmayııın benii :)

8 Ara 2008

Bayram Yazım 2008

Her bayram bir bayram yazısı yazmayı kendime adet haline getirdim. Bu bayramda yazmadan geçmeyim sonra unutulur gider diye düşünüyorum.
Benim ailem bize her bayram mutlaka yeni bir giyecek alırdı. Bu yeni bir gömlek,ya da çorap bazende maddi duruma göre tüm kıyafetler çoraptan tokaya kadar yeni olurdu.
Mutlaka Arife(arefe mi denir bilemedim) günü mutlaka banyo yapılırdı.
O zamanlar sabah hepimiz erken kalkardık Babam Bayram Namazından gelir,hepimiz giyinir kuşanır annemin babamın elini öper hep beraber kahvaltımızı yapar il durak Babaannemlere gidilirdi. Bayramın gelmesini beklediğimiz haş haşlı çörek mis gibi kokutmuş olurdu evi. Babaannem döktürürdü su börekleri,sarmalar ben sormadan babaannem Hilal Halama 'Hilal Pınar reçele yer çöreği reçel koy kızıma'.Babaanem bizi şımartırdı.Babaannemin 5 çocuğu vardı kendi doğurduğu iki tane çocuğuda rahmetli Samahat Teyze(Kız kardeşi) den ona yadigar. Babamlar hep içiçe yetişmişler kardeş gibidirler birbirlerine kuzenleri ile.Benim içinde o amcamın babamın kardeşi olan amcamlardan hiç farkı yoktur yada halamın babamın ablası yada kardeşinden olan halacıklarımdan.Babam dışında kardeşlerinde hiç kız çocuk yoktur. Biz kız kardeşimle çok sevilerek büyütldük.Amcalar halalar teyze dayı hep bekardı bizler varken. Dolayısı ile ellerinde büyüdük. Her bayram bir araya gelirdik taki bizler büyüyüp arıza çıkarana kadar. Şimdi kendime çok kızıyorum. Ama geçti bitti. Bak diyorum kendime bu bayram yanlızsın yine. İş yerinde tüm arkadaşlarla bayram kutlaması yaptık ama aynı değil özlüyorum.Elimde değil.Kıymetini bilemedik diyorum kendime.

İyi Bayramlar



Böyle şirin kart seçeneklere bu linkten ulaşabilirsiniz.

23 Kas 2008

Eindhoven'da yılın ilk karı

Eindhoven'da ilk kar


Cumartesi sabahı hoş bir sürpriz ile uyandık.Eşim aşağı kata inip günün ilk kahvesini hazırlarken yukarıya seslendi,"gördün mü heryer bembeyaz" diye paldır küldür indim aşağıya.Yaşamımda karın ayrı bir yeri vardır.Eşim güldü "yukardan baksaydın da aynı manzara" diye.Hemen fotoraf çekmeye başladım.Kahvaltı bile etmeden.
Aklıma çocukluğum geldi.Biz Erenköy'de kiralık bir dairede oturduk bir dönem.Erkek kardeşim doğunca ailem ilk evlerini aldılar. Erenköy'de otururken daha 2 kardeş iken kar yağdığında annem ikimizi sıkı sıkı giydirir(Dido hala senin kırmızı paltonu hatırlıyorum) kumda oyun oynadığımız kova,kürek,tırmık ne varsa alır bahçede kar oynamaya indirirdi.O zamanlar o bahçe bize o kadar büyük gözükürdü ki sormayın.Yıllar sonra bir kere arkadaşlarımızı ziyarete gittiğimizde inmişti o kar oynadığımız bahçeye ve o an "bu mudu bana dünyalar kadar büyük gelen bahçe" diye. Yıkık dökük gelmişti.Çardak bir bakımsızdı sanki ağaçlar cılız. Güller eskisi gibi kokmuyordu.Çocuk sesleri gelmiyordu bahçelerden.Bizler güzel bir çocukluk geçirdik.Herşey kararındaydı. Ceviz ağacından ceviz toplayıp ellerimizi karartık çıkmazdı merak o cevizin tadı da başkaydı. Ya çam ağacından düşen kozalaklardan yediğimiz binbir emek çıkarıp kabukları kırıp içinden minnacık dişinizin kavuğuna bile gitmeyecek bir çam fıstığı için girilen onca eziyet.Ama değmiş baksanıza ne kadar zevklendiriyor beni çocukluk anılarım.
Kar yağarken gene zevklendim eşim de eğlendi benim bu çocukça eğlencemden. Önce ağır ağır tembel tembel yağdı kar hiç acelesi yoktu birden uçuşmaya korkup kaçmaya başladılar rüzgarla. Bayağı bir seyrettım.Sonra üşenmedim kendime çay demledim.Kuzunun gönderdiği bardağımla keyifle yudumladım çayımı. Cheese cake vardı yanında tarifine buradan ulaşabilirsiniz. Diyet hak getire kızma didocum :) Bugün de evimi akladım pakladım. Camı açıp havayı kokladım.
Edward bana yeni bir bitki aldı.Çiçek açınca görücem çiçeğin rengini sürpriz olucak bir nevi.Orkidemin son hali :


Gülleri unutmayalım masamı süslediler.

Eindhoven'da yılın ilk karı yağarken İstanbul Lodos ve yağmurla yıkılmış.

20 Kas 2008

Cok anlamli bir kampanya


Gecenlerde sevgili Nilufer'in sayfasinda okudum.Benimde corbada tuzum olsun istedim. Dayanamadigim seylerden biridir Cocuklarin taciz edilmesi. Ulkemde son zamanlarda okudugum olaylar kanimi dondururken Avusturya'da olan olay.Daha niceleri var.



Kampanya bu linkten ulasabilirsiniz.

18 Kas 2008

Yorgun Savaşçı

Utanıyorum söylemekten ama gerçekten kendimi yorgun hissediyorum. İçimden hiçbirşey yapmak gelmiyor.Ekonominin gidişatı,işten çıkarılmaları duydukça kanım donuyor,eve geliyorum biraz ruhum dinlensin istiyorum ama eşim bu sefer içindeki tüm karamsarlığı,negatifliği,evhamı ile endişelerini kusuyor üstüme. İşten çıkarılmaması lazımmış 2010 Ocak ayına kadar hesaplar kitaplar yapılıyor.Soruyorum doğal olarak öyle bi durum mu var? diye cevap yok ama hesap yaptım biliyim diye be adam biliyorsun şimdi başın mı göğe erdi mutlu musun daha mı huzurlu oldun. Yorgunum.Çok şey mi bekliyorum hayattan diye düşünüyorum. Mızmız bir insan mıyım? diyorum kendi kendime. Utanmalı mıyım ? Sonra aklıma takılıyor neden? utanıcaksın. Böyle bir ortamda çocuk istediğin ama cevap' Daha oturum iznin uzamadı?! nereye çocuk ekonomi alaşağı neyine güveniyorsun' olduğu için mi. Yoksa deli gibi kendimi yemeğe verip pişman olduğum için mi!?Bakımsız Tarzan gibi dolaştığım için mi... Evet utanıyorum. Neden yaptım böyle diye? Ortada olumsuz birşey yok neden sıkılıyorum neden uykusuzluk çekip günümü rezil ediyorum.Neden tedirginim.
Cevabı bilmiyorum. Ama biraz önce eşim ben merdivenlerden aşağı inerken 'Kötü haberim var Ocak 2010 a kadar işimi kaybetmemem lazım' dediği an şimşek attı beynimde. Hey haytt yeter be. Geleceği de bir yere kadar kontrol ederim. Bu dakikadan sonra Anı yaşıycam kardeşim dedim içimden.. Eşim hala olmayan kara haber tellallığı yapıyor.Ben atladım lafa ' Eeee o zaman ne yapıyoruz bir tanem İŞİMİZİ kaybetmiyoruz' Yeter ya bende insanım. Polyannacı hiç olmadım ama kara kara senaryolarlada çok içli dışlı değilimdir.Kendime günlük plan yaptım.
Biraz kendim için yaşamak istiyorum.Tüm bu koşuşturmanın içinde biraz huzur istiyorum.Belki ev alamıyacağım,belki zayıflıyamıyacağım,belki çocuk sahibi olamıyacak belki evliliğimi yürütemiyecek belki işimi kaybedeceğim bilmiyorum. Ama daha bunların hiçbiri olmadan üzülmek istemiyorum.Olunca zaten üzüleceğim biliyorum. Daha ötesi var mı???
Not : Çocukken en sevmediğim kitap Polyanna idi. Hala neden diye düşünürüm.Heidi idolüm dü Polyanna dan neden hoşlanmıyordum bilemiyorum.

11 Kas 2008

Hoş bir Kasım Sabahı

Cumartesi pür neşe heyecan uyandım. Haftasonu olmasının yanı sıra planlarımı harekete geçirmek için acayip bir enerji ile dolu idim :)
Eşimin 1961 model bir Peugoet arabası vardı. Mavi bakımsız ama eşim için pahabiçilmez.
Cumartesi sabahtan onu satan alan bey geldi. İri kıyım heryeri dövmeli bir araba tamircisi. Bir hafta önce o koca cüsseli adam arabayı görür görmez vurulduğunu motorun sesini duyana kadar uğraşması gerektiğini söyleyip gecenin kör karanlığında saatlerce uğraşan bu adam eşiminde içine sindi. Bugün arayıp araba ile 200 km yol yaptığını motorun muhteşem çalıştığını arabasını sevdiğini söyliyecek kadar nazik bu bey beni de mutlu etti.Arabamızı satınca depomuzdaki tüm yedek parça arabaya ait ıvır zıvır da çıkınca depomuz bomboş oldu darısı çatı katının başına.
Geçtiğimiz hafta sonu pazar yapmadık onun yerine alışveriş merkezimizde takılmayı seçtik.Benim takıldığın mutfak malzemeleri satan dükkan 2-3 hafta kadar önce kapanmış dekorasyon yaptıklarını Kasım da kapılarını yeni bir çehre ve isimle açacaklarını kapısına not bırakmayı ihmal etmemişti. Bizde açıldığı günün ertesi sabahı ordaydık. Çok hoş birsürü ıvır zıvır getirmişler.İçine likör koyulan çikolatan yapılmış one shot kadehlerden,mezeleri içine yerleştirebileceğiniz yenilebir kraker kaşıklardan aldım.
Makrodan da Braun'un el blenderını satın aldım.Alır almaz ekmekler çekildi,taratorlar yapıldı salatalara süsler hazırlandı.
Yemek tariflerimi yeni bloğuma -aslında eski ama bir türlü hayata geçiremediğim bloğuma- yazmaya başladım.Yeni blogda sadece yemek tarifleri resimler mutfak aletlerimi vs. bulabilirsiniz.
Onun dışında fotoraf makinamın azizliğine uğramasaydım sizlerle Halloween*cadılar bayramı* için hazırladığım şeker hamurlu figürlerimin hepsini şekerlemelerimi paylaşacaktım. Şimdi sadece ilk çalışmam ki onu da haftalar öncesinde yüklediğimden burada yayımlıyorum. İlk denemem olduğu için hatalarım var boynu desteklemem gerekirdi.
Fotoraflarım içinde giden mink cadım,örümceklerim güllerim :=) Yemeseydik tekrar çekecektim maalesef bir daha ki sefere.
Wilton'un kalıbı ile şekerler yaptım. İlk denemem için başarısız diyebilirim.
Çikolata yapmayı planlıyorum.Denemelerimi yemek bloğumda paylaşacağım.
Daha önce pazardan aldığım çoraplarımı da yayımlamam gerek unutmamak adına.


Haftasonu aldığım güllerimi sizlerle paylaşıyorum.Hepinize iyi haftalar dilerim.
Çiçekler

5 Kas 2008

Sonbahar Huzun ve Hollanda

Istanbul’da Pastirma Yazlari yasanirken,Hollanda’da Kis basladi. Gecen hafta 3 dereceleri gorduk.Inanilmaz kasvetli bir ortamdi.Karanlik yagisli.kimi zaman sisli bembeyaz bir aydinlik. Bu sene Kis gec geldi Hollanda’ya.Iliman bir sonbahar yasandi burada. Gecen yil tam bir kabustu. Yaz kis ilkbahar sonbahar hep yagis hep yagis millet hep iliman ulkelere kacti soluklanmak icin.

Kisin gelmesi ile kabanlar,kaskollar eldivenler cikti.Lahana misali giyiniyorum. En alt tshirt(ofis Hawai mubarek) uzerine hirka(kolidorlar klimali) onun uzerine mont (sokaga cikiyoruz dimi).Bazen kolumu yukari asagi hareket ettiremiyorum.

Son 2 haftadir agaclarin fotoraflarini cekiyorum. O renk cumbusunu seyretmek bana inanilmaz zevk veriyor. Kirmizilar,sarinin tum tonlari, solan yesiller. Cektigim bazi fotoraflari sizlere de gostermek istedim.

Doga uykuya cekilirken benim evdeki Orkidem yeniden acti. Tomurcuklari gordum ciglik cigliga bir sevinc bende. Hemen fotograf cekildi.

Dun aksam fark ettim ki acan ciceklerden biri kopup dusmus acayip bozuldum.
Orkidem


Ben cicekleri cok severim. Pazardan gecen hafta aldigim cicekler bunlar. Neredeyse 11 gun oldu hala cok guzeller. Hollanda’da cicek olayina bayiliyorum. Laleler basladi bu haftasonu soyle sarisindan kirmizisindan belki morundan vazomda yerlerini alsinlar diye dusunuyorum.

Bu arada Begonvilin saksisini havanin sogumasi sebebi ile iceriye Kolidora tasidik hemen cicekleri dusup gitti.Huzunlendim. Yasasin diye elimden geleni yapiyorum. Ilkbaharda tekrar ciceklenmesini umud ediyorum.

Esim bahcede kisa hazirlik calismasini tamamladi. Bahcemizin son hali budur. Ankara’li arkadasim Onsel hic usenmemis bana Amsterdam’a gelen esiyle cay bardaklari yollamis. Bu haftasonu ‘cam guzeli’olmayi planliyorum.Cayimi demleyip, kitabimi alip camin kenarindaki kanepeye yerlesip tarifleri karistirip manzarayi seyretmek istiyorum .


Eindhoven'dan sonbahar manzaraları

26 Eki 2008

Eindhoven Pazarı

Dün alışverişe Eindhoven'a Pazara gittik.Doğru okudunuz PAZAR. Bildiğimiz pazarlara benziyor ama küçük bir alana kurulu. Sebze meyvemi seçerek aldım. Birde saksıda kekik aldım ki sormayın.
Kendime ev için patiklerden aldım zira burası ciddi soğuk ayaklarım donuyor.
Çiçeklere bayıldım bazılarının resimlerini çektim.
Bu ufacık değişiklik bile beni mutlu etti anlıyacağınız.
Peynir tezgahı,turşucu bile vardı öyle diyim size. Wietnam'lı bir çift yufka satıyordu.
Görülmeye değermiş beni bayağı bir oyaladı açıkçası :)


Eindhoven Pazarı