29 Haz 2008

Bavul hazırlama sanatı

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Haziran 29, 2008 5 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Evet bugün sizlerle bavul nasıl hazırlanır onu tartışalım istedim zira Nane şekeri bu konuda sıfır. Liste yaptım sonra fark ettim ki liste ile alakası olmayan bir bavulla tatile gitmiş bir ton eksikle karşılaşmıştım.Eşim inanılmaz programlıdır. Herşeyi haftalar öncesinden planlar listeler sadece bavul değil evde yapılacakları bile yazılmış çizilmiştir.
Ya ben neden bukadar savsakım bir tambelim bir dağınığım sormayın annem korkuyor valla kocam bu dağınıklık yüzünden beni boşar diye :)
Bu sefer dedim haftasonu herşeyi hazırlayım evi temizliyim yapılacak edilecek listesi yapayım nerdeeeee :) Cumartesi Walibi denilen bir eğlence parkına gittik bu başka zaman yazılacak bir konu Pazar da 11 de kalkıp günü yedim resmen. Adam bütün gün yapılacak edilecek listesi yapıp çamaşır sepetini yıkadı :( Tembel bende koltukta kaldım neyim ben yaaaaaa
Offf valla bu sefer o lanet listeyi yapıp bavulumu o listeye göre toplıyacağım bu sefer eksiksiz olucak kesin kararlıyım:)
Anneannem ve annem güzel bavul toplarlar mum gibi. Ben neden böyleyim ya giymediğim bir ton kıyafetler dönerim tatildede mutlaka eksiğim vardır.
Gardrobu yanımda götürmeme izin verseler keşke.

Sevdiklerim

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Haziran 29, 2008 5 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Dün düşündüm neleri seviyorum diye.Uyuyamayınca dedim ki koyun saymak beni stres yapar sevdiğin ne varsa onu düşün ama nerden bilebilirdim ki bu kadar çoook şeyi sevdiğimi.
Örneğin hala 5 yaşımdaki listemden **çimlerin-arabaların üstüne yatıp gökyüzünü seyredip gelen geçen bulutları birşeylere benzetmek.
Babamla uçurtma uçurtmayı severdim. Hala olsa yine sevicem :) Şimdileri kendileri torunları ile uçuruyor uçurtmaları.
Didem'le oturup her hafta sonu aynı filmi seyretmeyi seviyordum hala da hayır demem.
27 haftasonu 7 kardeşe 7 gelin (1950 lerde çevrilmiş sanırım) i seyretmiştik. :)
Didemin sırdaşım olmasını severim.Kendimin tutamadığım açık verdiğim sırlarımı bile saklamasını severim :)
Annemde kar soğuk demeden balkondaki sohbetlerimizi severim.Herşeyimle ilgilenmesini beni sevmesini severim.
Fatih'le bilgisayar oyunları oynayıp yenildiğim zaman mızımayı severim.
Babaannemim Haşhaşlı çöreklerini reçelleyip yemeği severim.Allah rahmet eylesin kadıncağız beni bilir birtek ben reçeller yerim hep ben geliceğimde reçel çıkarırdı.
Büyükannemin saçlarını taramayı severdim. Upuzun bembeyaz mis gibi sabun kokardı.Kahkahasını severdim çok özledim.
Dedem ile parka gitmeyi severdim gönlümce koştururdum.
Anneannemi severim ama anneannemi özledim soğukta ayaklarım ısınsın diye beni sıkı sıkı kendine bastırır onunla yatacağım diye tutturdum diye yarısı divandan sarkardı o zaman şimdiki kadar huysuz da değildi o anneannemi özledim.
Teyzem ile yapılan doğum günlerini severim.Süslemeler asılır pastalar :)
Kiyokimi severim hep dürüst olup ne kadar cadılaşsamda hanfendi çizgisini bozmamasını severim. Kiyokim ile gezmeyi severim.
Kar'ı severim yuvarlanıp kardan adam yapmayı severim.
Boncuğumu severim hep destekleyici olmuştur benim için.
Dayımın limonatasını severim.
Handemi severim benim nerdeyse bebekliğimden beri dostumdur. Onunla düzenlediğimiz sinema Cumartesilerini severim :)Yağmur çamur demeden hep ama hep sinemaya gitmişizdir.
Halalarımı severim bana ilk çiçek kurutmayı Hilal halam öğretmiştir.Hep zarif şeyler göstermiştir. Birçok şeyin ilkini onun sayesinde tatmışımdır.Selma halam az mı beni misafir etmiştir. Orada geçirdiğim günleri severim. Gönül halamın tatlı sesini severim Cıvıl cıvıl hayat dolu.
Müjümü severim benim küçük sırdaşım dostum kuzenim beni her zaman gülümsetebildiği için.
Bora yı severim bana Teyze liği yaşattığı için.....
Dondurmayı severiiimm çikolatayı severim. Denizde yürümeyi severim dalgaların köpük köpük çarpmasını ayaklarımı yalayıp geçmesini severim.
Gezmeyi severim...
Bu liste devam eder canım yaaa

21 Haz 2008

Teşekkürler Türkiye

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cumartesi, Haziran 21, 2008 6 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Aslında bugün başka bir yazı yazmayı planlıyordum ama bu galibiyet benimde yayım akışımı değiştirdi. Daha önce de yazdığım üzere ben heyecandan bu maçları seyredemiyorum eşim seyrediyor diye. Gene öyle oldu. O tüm coşkuyu yaşadı.O heyecanı o mutluluğu evet eşim Hollanda'lı ancak eşinden dolayı yani ben o da çok mutlu ve gururlu idi. Türkiye'deki kutlamalarda olsaydık keşke bile dedi. Ben yok canım filan derken o içinden gelerek dedi tüm bunları.
Aslında ne kadar duygusal bir millet olduğumuzu söyledi bana. Sizin coşkunuz çok içten soğuk yada programlanmış değilsiniz. İnsan bazen duygularını ifade edebilmeli dedi. Bizde eksik olan bu hep mesafeliyiz. Bana göre de bazen mesafe cidden şart ben de çok duygusal yaklaşırım her meseleye.
İnsan düşünüyor ortası ne? Orta ayarı bulan varsa lütfen sırrını paylaşsın.
Ben avaz avaz ağlıyabiliyorum yolda yürürken umursamadan insanlar ne düşünür diye. Evde tadilat var ses gümbürtü stresteyim millet haftasonu bunu dinliyor rahatsız olucaklar diye.
2 kapı sonra köpeği olan çift akşamları köpeği ihtiyaç gidersin diye bahçeye çıkarıyor ve benim duyduğum hayvan 3-4 kere havlıyor ne yapıcaksa yapıp giriyor içeri ama eşim buna kızıyor ben bunu anlıyamıyorum,hayvan tüm gece havlasa anlıycam bu kadarcık mı tahammülsüz olmalıyımç Yan komşum gece yarısı çamaşır makinesini çalıştırıyor. 2 gece üst üste birde yorgun olunca uyuyamadım eşimde konuşmak için gittiğinde kadın inanılmaz bir terbiyesizlik yaparak "seninle konuşmak zorunda değilim eşim gelince ona anlat derdini"dedi. Bu mudur komşuluk. İnanın dese " kusura bakmayın vaktim olmadı bazı geceler geç çalıştırıyorum" bu kadar gerilim olmaz. Hayır illaki bir gerilim.
Ben ne kadar gerilimden kavga dövüşten kaypaklıktan işgüzarlıktan yalan dönenden kaçtıkça beni buluyor. Bazen ben mi sebebim diye düşünüyorum ama sonra bakıyorum bende hataları olan sıradan biriyim.Konu iyice dağılmadan ;

Hepinize keyifli bir hafta sonu diliyorum.

Tebrikler Türkiye bu kadar iyi bir TARAFTAR olduğun İnandığın için.

Not: Fotoğraf Hürriyet gazetesinin web sayfasından alıntıdır.

18 Haz 2008

Kitaplarım

Gönderen Nane Şekeri zaman: Çarşamba, Haziran 18, 2008 3 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Dün Amazondan ısmarlamış olduğum kitaplarım geldi. Ne kadar güzeller anlatamam.Kokuları bile başımı döndürüyor.Ama bu kitaplar sizin tahmin ettiğiniz gibi kitaplar değil.Tamamiyle yeni hobime ait kitaplar pasta dekorasyon temalı kitaplar.
Cakes to Inspire & Desire: Over 35 Unique Designs, from Mini-Cakes and Simple Shapes to Beaded Delights and Fabulous Flowers
Şu an bunu inceliyorum bilmem belki bu hafta sonu kalkışırım mini pasta işine kim bilir :)


Halen gözüm pasta yapımı ile ilgili kitaplarda malzemelerde. Hollanda'da bu yönde birçok site buldum. Temel alet edevatım tamam gibi ama hala bazen kalıyorum :) ne yapıcam bu nasıl birşey diye.

En büyük hayalim aile fertlerinin doğum günü için pasta yapabilmek. Debbie Brown bayılıyorum ama Lindy Smith'in kitaplarındada güzel ve kolay uygulanabilecek modeller var.

Aslında denemek için sabırsızlanıyorum.Birtek sorun fırınım. Maalesef bir mini fırın sahibiyim ve inanın kabus gibi birşey ona rağmen geçen haftasonu yaptığım kurabiyelere bayıldılar.Ciddi ciddi süsledim püsledim hepsini hoş oldular.

Acaba mini pastalar mı yapsam nedersiniz: ?







17 Haz 2008

Futbol ve gerilimli anlar

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Haziran 17, 2008 3 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Artık kanıtlandı ki benden taraftar felan olmaz. Türk milli takımın maçını bu seferde seyredemedim.Tamamen heyecandan.O süre boyunca kurabiye pişirdim evi topladım.
Eşim seyretti bana bitti gel dedi o zaman baktım gollere. Komik olan geçen seferde ilk golü ben seyrederken yemiştik ben odadan çıkıcam gol olursa bana haber ver dediğimde Eşim gol attınız demişti şook olmuştum. İtiraf ediyorum uğursuzum galiba o yüzden cidden hiçbir maça bakmama kararı aldım. Volkan da ben odaya girince gidip adamın kafasına yapıştırdı :(
Ve kırmızı kart durum 3-2 olmuş atarlarsa eşitlik eşitlik demek penaltı demek bayılıcaktım.

Ben inanırım batıl inançlarım vardır. Mesela asla keskin bir objeyi elden vermem. Eşim iş arkadaşlarım bilirler istemezler. masaya tuz mu döküldü başlarım operasyona.

Bebek çok mu güzel sevimli mi yada annesi gururla yaptığını mı anlatır tanıyım tanımayayım dua ederim nazar değmesin diye.

Bazı insanların nazarı dokunur diye inanırım. Benden uzak olsunlar isterim.

Kara kedi merdiven batıl inançlarım arasında değil hele "gavur"larım 13. cü Cuması hiç bile değil.

Hiç unutmam bir kere kankim Kiyokim bana güzel güzel birşey anlatıyor yanımızdada onun cibiliyetsiz arkadaşı var içimden dedim bu kız bana kötü bakıyor allahım başıma iş gelmesin.
O gün Bağdat Caddesinde alışveriş ettik dönüyoruz uçmuştum. Kiyokide demez mi??? Pınar ne oldu ? Aman neyse etteğin açılmadı.
Bakar mısınız ya Koyun can derdi kasap et derdin de :) İşin şakası bayıla bayıla aldığım zeytinyağlıklardan biri kırıldı. Morluklar ve sıyrıklarla atlattım.

O yüzden herkesten nazar uzak olsun...

12 Haz 2008

Wii Fit

Gönderen Nane Şekeri zaman: Perşembe, Haziran 12, 2008 6 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Okuyan bilir önce wii sportlu olduk,şimdide wii fit.Dün eve geldiğimizde komşumuza bırakıldığı kağıdı aldı eşim.Ki o sırada arabayı park etmeye boğuşurken elinde kağıt ile yan tarafa geçtiğini görünce hemen çaktım valla olayı.
Dün gece maç vardı ben seyredemedim heyecandan ama eşim seyretti.O olay ayrı bir yazı konusu gelelim wii fit benim kişisel eğitmenim. Didomu aratmıyor nazi mübarek dedi çık board a alıyım ölçünü.Çıktık efem ölçtü biçti mini minnacık mii mi -burada karakterlere mii deniyor- yaptımı tostoparlak birşey tamam obeziz ama insanda biraz alınıyor. Sonra OBEZ sin dedi bana malukat. Sanki bilmiyoruz.Neys efendim birde üstüne wii fit yaşımı buldu mu 52 birde dedi +17 yaş yaşlı vücudun çalışmamız lazım seninle çok işimiz var.Başladım bakalım.
Ciddi ciddi sizi her duruşta her harakette uyarıyor. Bir üst seviyeye yada hedefe varınca yeni bir egzersiz yada oyun açılıyor.
Almayan varsa koşun kapışın... derim

11 Haz 2008

Calisiyorum uretiyorum

Gönderen Nane Şekeri zaman: Çarşamba, Haziran 11, 2008 8 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Bu aksam bir caliskanim sormayin.Is donusu araba kullanarak gunluk pratigimi yaptim.Eve geldik giristim yemege.Corba et sebze salata tam takim yemek cikardim 1/2 saatte.Bulasigi yikayinca dedim yap zeytinyagli fasulyeni ayikladim hemen fasulyemi ayikladim.Ardindan uzun zamandir yapmak istedigin zeytinyagli dolmami koydum ocaga.Simdi bir gozum tv isvicre-turkiye macinda.Ama heyecanli tip Nane sekeri oyle oturup seyredemez.Kurtludur nane sekeri.
Bende dedim yaziyim bari biraz heyecanim yatissin.
Bu arada ailemize Wii Fit kattik.Hayirli ugurlu olsun. Internetten ismarladigim Yoga Mat im hatali gelmemis olsaydi hersey muhtesem olucakti.:) Okadar eksik kadi kizindada olur canim.

Bu hafta sonu evdeyiz.Bu sebebten basladigim isi bitirmeyi planliyorum.Ahanda golu yedik yok boyle birsey.

Bu aralar inanilmaz bir uykusuzluk cekiyorum.Ne denediysem basimi yastigi koydugumda uyuyamiyorum.Ne beter birsey insanin hayat kalitesini dusuruyor.
Tavsiyelerinizi bekliyorum

10 Haz 2008

Isim basimdan askin

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Haziran 10, 2008 2 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Bu laf cocuklugumdan beri sinirime dokunur nedense.Simdi ise agzimdan dusurmedigim bu sebeble sinirimi daha da bozuyor.Insanlar "Nasilsin?", "Neler yapiyorsun ?" dedikce bendeki cevap " Yorgunum".." Cok yogunum Isim basimdan askin".. Nekadar sevimsiz.
Birkac gundur bunu yapmamaya inanilmaz gayret gosteriyorum.Ne zormus...kardesim.
Ve farkettim ki ciddi sekilde "Soylenip duran" tipte insan kivamindayim ki buda sinirimi bozan diger etken.Yarabbim ne feci birsey oldum ben. Nefsime hakim degilim,kendimi bilmez kaba saba hantal biri oldum ki bunlarin hepsi sevmedigim karakter tipleridir.
Ama bu degismeli degisecek...

6 Haz 2008

Araba sefasi

Gönderen Nane Şekeri zaman: Cuma, Haziran 06, 2008 6 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Beni taniyan bilir araba kullanma tutkum pek yoktur. Isteksizligim “Istanbul trafigi” sebebi ile olusmus olabilir. Acikcasi haftanin 5 gunu Sekerpinar’a ise servisle gidip geliyorsan haftasonu Kadikoy ve bagdat caddesi taksim sinirlarinda kaliyorsan pekte araba ihtiyaci olmuyordu bende.Hollanda’ya geldikten sonrada durum degismedi.Esim araba ile beni tren istasyonuna birakiyor ordan tren ile ise gidiyorum. Haftasonu hep beraberiz. Ne olduysa burada “otobuslerin” grevi ile basladi hersey. Millet perisan. Bizi etkilemedi cunku ben otobus kullanmiyorum.Istisnalar haric. Bu istisna esiniz is gezisine giderse devreye giren cinsten. Simdi sabah aksam ise giderken donerken surekli arabayi ben kullaniyorum. Zevk almaya basladiom bazen heyecanlaniyorum ama itiraf ediyorum Hollanda’da araba kullanmak zevkli. Insanlar size karsi daha sabirli zart zurt korna calip, surekli onunuze kirip sizi siksitirmiyorlar.Kurallara uyuyorlar. Bu isi becericem sanirim ve Didom koko ile geldiginde tutun tutabilirseniz.

5 Haz 2008

Seker Hamurlu kurabiyeler

Gönderen Nane Şekeri zaman: Perşembe, Haziran 05, 2008 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Evet sonunda yazabiliyorum .Aslinda bu kurabiyeler gecen Cumartesi gunu pisirildiler.Isten cok sevdigim Zuhal nami diger “zuzum” dogum gunu icin pisirdim. Ilk deneme olmasi sebebi ile hatalar yaptim.O yuzden tarif felan vermiycem ne zaman beceririm sizlerle paylasicam,simdilik sadece cektigim fotoraflari koyuyorum.Arkadasim her nekadar cok mutlu olmus olsada J ben daha iyisini yaparim diyorum.Bu tip hediyelerin daha kisisel oldugunu dusunuyorum.

Beni Yiyip Bitiren Dusunceler

Gönderen Nane Şekeri zaman: Perşembe, Haziran 05, 2008 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Bugun aslinda Seker Hamuru kaplamali kurabiyeleri yazacaktim.Ama bu yaziyi yazmaya karar verdim.Son gunlerde uzerimde inanilmaz bir agirlik var.Huzursuzum en ufak olay beni inanilmaz rahatsiz ediyor mutsuz oluyorum.Herseyi her olayi cok iredeliyorum.Kirilganim.Hassasim.Onceleri cok farkinda degildim yada farkinda degilmis gibi davraniyordum ama simdi farkindayim.Uyuyamiyorum,asabiyim endiseliyim,sikinti hali hic gecmiyor kendimi cok saldim ne makyaj ne sac ne kiyafet bu birakmisligin adi “Depresyon” bunu artik anliyabiliyorum.Dun gece yarisi uyamak icin savasirken ,yatakta bir o yana bir buyana deli dana gibi donerken esim uyandi. Uyuyamadigimi anliyinca “Pinar son bir kac gundur bir sikintin var farkindayim nedir seni bu kadar huzursuz eden,mutsuz eden ? Bunu sormaya korkuyorum ama ben miyim ?” diye sordu.O noktada aglamaya basladim.ciddi ciddi hickira hickira. Gecenin kor bir saatinde o kadar yorgun ve uykusu olmasina ragmen beni dinledi. Benimle konustu. Yine hissettim o duyguyu “guven” annemle babamla kardeslerimle dostlarimla iken hissettigim o duyguyu. Aslinda “guven”duygusunun otesinde “sahiplik” duygusu ve en onemlisi “onemsenmek” … Hayatimin her evresinde en kirilgan donemlerimde bana kucak acan insanlarin bana hissettirdiklerini Esim dede hissettim. Sacma gelebilir ama biraz kendime geldim. Ben herzaman kendimin en agir elestiricisi olmusumdur. Elestrilmeyi sevmeyen biri olarak durumun vahematine bakar misiniz.Esim bana “Sen insanlarin tum acilarini hislerini kendin hissediyormuscasina yasiyorsun.Onlarin ruh durumuna burunuyorsun.Bu seni yoruyor. Bir noktada cizgi cekmelisin. Onlarin acisi,telasi,uzuntusu,sevincini elbette paylasmalisin bu seni sen yapan en guzel ozelligin ama o hayat senin hayatin degil o aci o mutluluk senin degil bunu bir piyes olarak dusun onlara piyesin oyuncusu sense seyircisisin.Insan sadece kendi piyesinin basrolunde olabilir.Bu firsati kacirmamalisin. Hayatinda oncelik vermen gereken durumlar olucak zor kararlar vericeksin. AMA bunlar senin bizzat kendi hayatin icin olmali.Cevrenden bu kadar cok etkilenmemelisin.” Diyince o gece dusunecek konu cikti L Gozume hic uyku girmedi.Bilmedigim birsey miydi ?! elbette hayir asiri hassas oldugumu biliyorum,bunun beni yordugununda farkindayim.Bu farkindalik belki birseyleri degistirmeme vesile olur. Biraz aynaya bakip kendime bir yon cizebilirim.Belki su an bunu yapabilirim belki yarin belki hic olmaz ….. Korkuyorum . Hic bir zaman iradeli bir insan olamadim. Ama dusununce “Sabirli”bir insanda sayilmazdim ama evlilikle “sabretme” eylemini ogrendim simdi herkes bana ne “sabirli” bir insansin diyor belki bunu da kotaririm. Kim bilir?

4 Haz 2008

Caliskan Nane Sekeri

Gönderen Nane Şekeri zaman: Çarşamba, Haziran 04, 2008 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Fark ettiyseniz son bir iki yazimda maalesef Turkce karakter kullanamiyorum zira yazdigim bilgisayarlar maalesef Turkce karakter icermiyor.Neyse efendim. Caliskan Nane Sekeri ne yapti, Dag gibi camasiri mi utuledi,bir haftalik yemek mi pisirdi bilemediniz Iskocya Tatilini planladi esi ile inanin hic kolay degilmis. Hele Nane Sekeri gibi tura para odeyip mal mal onlarin goturdugu otele gidip kalan gezip donen bir hatundum ben. Ilk kez bu derece kapsamli bir program yaptik.Inanin kendimle gurur duyuyorum.

Bir ay kaldi a dostlar acayip heyecanliyim.
Siz olmaz miydiniz?

3 Haz 2008

Fritozde seyahat etmek

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Haziran 03, 2008 4 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Evet yanlis okumadiniz bu bir saka degil son 1 haftadir fritode yolculuk ediyoruz. Esim diesel'in pahalanmasi dolayisi ile "Sla Oil" bildigimiz bitkisel yag koydu depoya sadece 20Lt de 11 eur karimiz olmus. Ama tanrim o ne koku fritozun icinde oturuyorsunuz.Forumlardaki yorumlari okusaniz "Cok az bir koku" ,"Rahatsizlik vermiyor" benzeri yorumlarla karsilasiyorsunuz. Bende diyorum ki "bu ne ya ? Fritoz kokuyor" :)
Deniyecek varsa eski dizel arabalarda denenmis bilginiz olsun

Paris Havasi Yemek ve Alisveris

Gönderen Nane Şekeri zaman: Salı, Haziran 03, 2008 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar
Paris Tatilimin uzerinden nerdeyse 1 ay gecti ama ancak simdi vakit bulup yazabiliyorum.
Paris’e gittiyseniz gormezseniz hatirim kalir diye dusundugum birkac yerden bahsetmek istiyorum.

Sacre Couer : Merdivenleri her daim turistler dolu bu gorkemli yapi benim sevdigim mekanlardan biri Paris’te.Manzarasi yeter diyebilirim. Sanatcilari degisik ortami saraplari ve kafeleri ile Montmartre Tepesinin parlayan yildizi gibi ihtisamla yukselmekte.
Paris’in en yuksek noktalarindan biri.

Fransizca “Kutsanmis Kalp” anlamina gelen sacré-cœur,Montmartre Tepesine kurulmus Paris’e hakim bir kilise.Esasen “Gizli Kalp” demekmis okudugum kitaplarda anlatildigina gore Zengin bir kiz fakir bir erkegi sever Kizin babasi evlenmelerine karsidir.Kiz manastira kapanir gittikce durumu kotulesir buna dayanamayan rahibeler sonunda kizin sevdigi ile kilisede ailesinden gizli gorusmesine izin verirler “ Gizli Kalp” buradan gelir.
Mimari acidan turist rehberi bu kiliseyi Roma-Bizans diye tanimlamis anladigim bir konu degil.Ancak icine girdiginizde rahatlatan bir atmosferi gorkemli bir tavani bulunuyor.
Biz sicak bir gunde onca merdiveni tirmanarak (finukuleri kullanmadik) ulastigimizda kilisenin icinde ki serinlik bizi buyuledi. Pazar gunu olmasina ragmen rahatlikla gezebildik kiliseyi. Aslinda merdivenlerle (ki tahminimce dik,dar uzun suren acili bir tirmanis) can kulesine cikilabiliyormus disaridan bakildiginda bu kuleyi tam onunde yukselen kubbesi yuzunden goremiyorsunuz.
Merdivenlerden inerken Carousel(atli karinca) seyretmesi hos bir etkinlik. Acikcasi biz de binmeye ozendik ne yalan soyliyim utandik.

Moulin Rouge : Meshur Kirmizi Degirmen. Maalesef biz icine girmedik ama Paris’in simgesi haline gelmis bu bina bircok filme konu olmustur.Ki bunlardan beni encok etkileyen Nicole Kidman ve Ewan McGregor’un basrolunu paylastigi 2001 yapimi Moulin Rouge filmidir. Bizlerde Blanche metro duragina kadar yuruyup bu yapiyi resimledik(aslinda Moulin Rouge Pigalle mahallesinde gozukuyor ama en yakin metro duragi Blanche).

Gare du Nord : Estetik bir yapi oldugunu dusunuyorum.Ihtisamli ulkemizde Haydarpasa Gari’ni goren ben icin ciddi etkiliyeci bir yapi. Ve bu garla ulkemizin demiryollarini ne kadar ihmal ettigini gorebiliyor insan.

Champs Elyses: Unlu markalarin yer aldigi bu genis ve ferah cadde benimde favorilerimden biri.Ancak gucumun Yves Roche kozmetik firmasina yetmesi umrumda bile degil. Salina salina yurumek bile buyuk bir keyif benim icin. Starbuck’s da acilmis daha ne istiyeyim di mi ?!?

Eiffel Tower : Parisin simgesi haline gelmis bu bina acikcasi gorsel bir estetiklik icer miyor. Fransizlarin begenmedigi ikinci yapi (birde Piramitler-Louvre Muzesi) Ancak tepesine kadar cikip Paris’I seyrettiginizde neden Turistlerin bu yapiyi gezmeden ulkelerine donmedigini anliyorsunuz.
Eyfel’in tepesinden isil isil Paris’I seyretmek muthis zevkli.

Louvre Muzesi Sadece piramitlerini gorebildigim ama firsat bulursam ozellikle “mucevher sergisini” gezmek istedigim meshur muzesi. Envayi cesit piramitleri ile resmim mevsuttur. Gurur duyuyorum :)

Seine Nehri ve Tekne Gezisi : Paris ‘ e kadar gitmisken Seine nehrinde tekne ile gezmeden olmaz diyorum dinletemiyorum J Isin sakasi kendi deneyimlerimden Eyfel’e hava karardiktan sonra tekne gezisine de hava aydinlikken cikilmasini oneririm.

Notre Damme: Dunyaca unlu bu gotik Kathedral Seine Nehri’nin kenarina bir adaciga kurulmustur.Turist rehberinde bu binanin ilk gotik kathedrallerden biri oldugu yaziyor.
Bu kathedral’de beni encok buyuleyen Bati gul Penceresi’dir. II.Dunya savasinda herbir islemeli cam parcasi tektek sokulmus savastan sonra tektek orjineline sadik kalinarak yerlerine konulmus.
O cirkin suratli heykellere “Chimere” deniliyor(turist rehberi) acikcasi benim tarzim degil ama kathedral kadar bunlarda cok meshur.
Can Kulesi ile ilgili kucuk bir dip not “Emmanuel” adi verilen kathedral cani sadece 13 ton gelmekteymis.

Nane Sekeri’nin notu : Kuleye cikicam ben diyorsaniz aylar oncesinden spora baslayin derim. Kathedrale giderken rahat bir ayakkabi ve su sisesi almayi ihmal etmeyin. Benim can kulesine cikmaya takatim kalmamisti.

Ne yiyelim ne icelim :

Paris ‘ e gidipte kahve kuruvasan yemeden donmeyin derim.Evet yagli ve kalorili ama lezzetli bir tat.
Paris’te sarap her haliyle guzel.Ozellikle ev yapimi saraplar hem icimi kolay hemde son derece lezzetli bir secenek.
Biz Aviere ‘e de kaldik. Dolayisiyle size bir iki tavsiye verebilirim.
Colombus Café kahveleri ve sandvicleri(ki tost makinesinde bastiriliyor) ile harika bir secenek.
Ayrica Pigalle yakin cadde uzerinde “Mediterino” Restaurant kafesinde Sarimsakli (kalin dilimli ev yapimi) patates cipsi ile servis edilen salatalar ac doyuran havasinda.Ciddi ciddi 2 kisi bolusulebilir.
Domates corbasi enfes diyorum baharati tereyagi herseyi mukemmel. Salatanin resmi Kiyokim tarafindan cekilmistir.Keci peynirli salata.



Fiyatlar abartili degil butceye uyar.Kiyokim saraplarina tam not verdi.
Louvre un altinda yer alan alisveris merkezinde Marekesh adindaki Fas yemekleri yapan bufenin kuskus ve tavugunu siddetle tavsiye ederim Baklavasini tatmasim ama guzel gozukuyordu.
Notre damme in cevresindeki kucuk kafelerden birinde Sogan corbasi ictim denemenizi oneririm elbette.
Brasserilerinde her cesit ekmek ile yapilan envayi cesit sandvicten biri mutlaka size hitap ediyordur.
Peynirlerini tatmadan gecmeyin derim.
Sokaklarda yapilan krepleri fena bulmadigimi eklemek isterim.

1 Haz 2008

27 Mayıs ...

Gönderen Nane Şekeri zaman: Pazar, Haziran 01, 2008 3 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

27 Mayıs 2006 da Edward ve Ben nişanlandık.Hala eşimin sözlerini hatırlarken yazmak istedim " Biz bu akşam burada Pınar'ı siz ailesinden istiyoruz.Ama maalesef herbir tören için ayrı ayrı gelmemiz mümkün olmıyacağından Hem ailelerin tanışması,Hem Kız İsteme, Hem Söz, Hem Nişanı beraber yapıyoruz".O günde bana enfes bir buket çiçek getirmişti 27 Mayıs 2008 dede bu geleneğini bozmadı bu sefer renkli enfes bir buket hediye etti.
Teşekkürler bir tanem
 

Nane Şekeri Copyright © 2011 Design by Ipietoon Blogger Template | Illustration by Enakei | Gossip Celebrity